Yazar • 22:13• Liste, Etkinlikler, Indie Köşesi

Küçük Ekipler, Büyük İşler: Tiny Teams Başladı

Tek bir kişi veya birkaç kişilik ekipler tarafından geliştirilen oyunları meraklısıyla buluşturan Tiny Teams başladı. Etkinliğin kendimce bir özetini çıkardım.

Steam, kendi düzenlediği festivallerin haricinde pek çok ilgi çekici etkinliğe de ev sahipliği yapıyor: Büyük oyun şirketlerinin çeşitli indirim kampanyaları, artık efsaneleşmiş IP’lerin yaş günleri ve çok daha fazlası… Geçtiğimiz saatlerde başlayan Tiny Teams ise çok daha farklı bir konsepte sahip. Yogscast Games’in düzenlediği etkinlik tamamen indie dünyasını, hatta “indie dünyasının da indie dünyasını” konu alıyor; tek bir kişi veya birkaç kişilik ekipler tarafından geliştirilen oyunları meraklısıyla buluşturuyor. Ufak tefek indirimler de işin cabası.

E bunca oyun bir araya gelmişken ve konsept de tam olarak bana hitap ediyorken balıklama atlamamak olmaz. Tiny Teams’in “menüsünü” enine boyuna inceledim ve etkinliğin kendimce bir özetini çıkardım. İndirim kısmını çok sönük bulduğumdan direkt es geçtim, yazıyı tamamen yakın tarihte çıkmış ve çıkacak isimlere ayırdım. Şimdiden haberiniz olsun.

Tiny Teams’te Öne Çıkanlar

Abiotic Factor

İlk sıraya Dürbün‘ün oyun sektörüne armağanlarından birini koymasam olmazdı. Şaka bir yana bizi geçtim, geliştirici ekip bile Abiotic Factor’ün bu denli başarılı olacağını hiç düşünmemiştir bence. Oyun çıkışının üzerinden geçen 3 ayda tam 600 bin kopya sattı ve hakkında yazılan incelemelerin %96’sı da olumlu. Daha erken erişim macerasının başında olması da tüm bu başarıları iyice özel hale getiriyor.

Peki, bilmeyenler için Abiotic Factor’ü nasıl özetleyebiliriz. 28 Nisan tarihli Dürbün’de kendisi için “Konusuna ve oynanış görüntülerine bakınca ‘çok oyunculu Half-Life’ demeniz yüksek ihtimal. Bu yanlış da olmaz zira, açık açık esinlenmişler: Çılgın bilim adamları, ters giden işler ve kaos. Bilim kurgu temalı bir hayatta kalma oyunu Abiotic Factor. 6 kişiye kadar co-op oynanabiliyor ve aslında oyunun asıl olayı da bu. Devasa bir yeraltı tesisinde robotudur, askeridir, uzaylısıdır artık ne varsa bizi öldürmek istiyor. Biz de takım arkadaşlarımızla uzmanlık alanlarımızı belirleyip, bu tehditlere karşı çareler üretiyoruz.” demiştik. Fiyatı zaten görece uygundu, %20’lik indirim hepten lokum gibi oldu. Oynayacak arkadaşınız da varsa bence hiç kaçmaz.

Animal Well

İkinci sıraya da Dürbün’ün bir diğer gururunu koyalım o zaman. Animal Well, Billy Basso isimli vatandaşın 7 yıllık çalışmasının bir meyvesi ve tıpkı Abiotic Factor gibi oldukça yüksek bir olumlu inceleme oranına sahip. Ve sıkı durun: Oyunun boyutu sadece 40 MB! Billy, sadece birkaç saniyede indirilebilen bir oyuna, saatler süren bir oynanışı sığdırmayı başarmış. Kaldı ki, oyunun türü de Metroidvania. Karşımızda büyük bir başarı hikayesi daha var anlayacağınız.

Animal Well’e de 5 Mayıs tarihli Dürbün‘de yer vermiş, oyun için “Maceramız boyunca bizi aksiyondan, saldırıdan çok bulmacalara odaklanan bir yapı bekliyor. Çevre ve düşmanlar, elimizdeki eşyalara göre bize birçok farklı şekilde reaksiyon gösterecek. En güzeli de her bir eşyanın birden fazla kullanım alanı olacak.” demiştik. Daha fazla detay için yazının tamamını okuyabilir veya Animal Well’in mağaza sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Buckshot Roulette

Gelelim yılın bir diğer hit’ine. Buckshot Roulette, tekinsiz bir ortamda, kocaman bir pompalı tüfekle Rus Ruleti oynadığımız bir oyun. Oyuna “gecenin şanslı kişisi” olmayı dileyerek başlıyor ve sırayla tetiği çekiyoruz. Oynanışın temelini klasik Rus Ruleti mantığı – sanki her gün oynuyormuşum gibi – oluştursa da kullanılabilen bazı eşyalarla işin rengi değişiyor; şans faktörü yerini biraz da stratejiye bırakıyor.
Mike Klubnika’nın geliştirdiği Buckshot Roulette, ilgi çekici konsepti ve uygun fiyatıyla, çıkışının üzerinden geçen 4 ayda tam 2 milyon kopya sattı. Oyunun hiç şüphesiz en büyük eksiği olan multiplayer modu da önümüzdeki günlerde geliyor. İkinci ve daha büyük bir hype dalgasına şimdiden hazırlanın!

Thank Goodness You’re Here!

Çıkmış oyunları tararken bir Dürbün mahsulüne daha denk geldim: 1 Ağustos’ta çıkan Thank Goodness You’re Here!. Oyun ilk 8 gününde bin incelemeye ulaşmış bile ve bunların %97’si de olumlu. Metacritic tarafı ise beni hepten – olumlu anlamda – şaşırttı. VGC gibi sevdiğim isimler oyunu öve öve bitirememiş ve 90’ları 100’leri döşemişler.

28 Temmuz tarihli Dürbün‘de, Thank Goodness You’re Here! için “Bir tüccar olarak kasabaya geliyoruz ama kasaba halkı tamamen kaçık. Garip garip görevleri üzerimize fırlatıp duruyorlar ve biz de bu görevleri tamamladıkça kasabanın yeni bölgelerine ulaşım sağlıyoruz.” demiştik. Daha fazla detay için sizi yine ilgili yazıya veya oyunun mağaza sayfasına davet ediyorum.

Pepper Grinder

“Hay Dürbün’üne senin!1!” dediğinizi duyar gibiyim ama ne yapalım, etkinlikteki çoğu oyunu önceden konuşmuşuz. Ve Pepper Grinder da bu isimlerden biri. Kendisi zaten yayıncılığını Devolver Digital’ın üstlenmesiyle dikkat çekiyordu. Günün sonunda ortaya çıkan iş de kimseyi üzmemişe benziyor.

24 Mart tarihli Dürbün‘de, Pepper Grinder için “Orijinal işler yapan oyunları severiz. PG de standart Platform mekaniklerine ‘delip geçme’ işlevini ekliyor. Elimizdeki matkapla gördüğümüz pek çok yapının içerisinden gerçek anlamda geçebiliyoruz.” demiştik. Artık tekrar tekrar söylemekten sıkıldım; daha fazla bilgi için ne yapacağınızı biliyorsunuz.

Holstin

Gelelim çıkacak oyunlara. İlk sıraya tabii ki Holstin’i koyuyorum. Çünkü kendisi değil bu etkinliğin, direkt 2024’ün en iddialı bağımsız ismi bence. Çok uzun zamandır bu düşüncedeyim ve çıkan onca iyi oyuna rağmen de fikrim değişmedi. 90’ların Polonya’sında geçen Holstin, gizemli ve ürkütücü bir temaya sahip. Kendisinden haber alamadığımız dostumuz Bartek’in peşinden bir kasabaya gidiyor ve kasabanın şeytani bir gücün etkisinde olduğunu görüyoruz. Tehlikelerle dolu maceramız da böylece başlamış oluyor.

Holstin, Resident Evil 4 benzeri hikayesiyle, tahmin edebileceğiniz üzere Survival Horror türüne mensup. Ve kamera açılarıyla türe yeni bir soluk getirecek gibi duruyor: Oyunun normalde izometrik olan kamera açısı, aksiyon sekanslarında “omuz üstü” hale geliyor. Şahsen böyle bir değişimi daha önce gördüğümü hatırlamıyorum. Görsel ve ses tasarımına ise zaten hiç girmiyorum, MUH-TE-ŞEM! Holstin’in çıkış tarihi henüz belli değil ama tahminim bu yılın sonlarına doğru çıkacağı yönünde. Beklemedeyiz.

Arco

Bu Arco neymiş ya? Bir de sadece 5 gün sonra çıkacakmış! Çizimler zaten mükemmel. Hikayeyi de seçimlerimizin şekillendireceği söyleniyor ki, bu da benim bayıldığım bir olay. Tabii hakkı verilebildiğinde. Sadece ve sadece oyundaki savaş sistemi için kullanılan “eşsiz” lafına katılmıyorum. Çünkü 2014 çıkışlı Transistor’da bile buna çok yakın bir savaş sistemi olduğunu hatırlıyorum. Farkındayım, “bile” dedim ama asla Transistor’a gübre atmak için değil; aradan geçen 10 yılda benim denk gelmediğim daha nice oyun da kullanmıştır bu yapıyı. Bunların haricinde aynı anda birden fazla karakteri yönetecek ve farklı hikayelerin arasında geçiş yapacak oluşumuz güzel. Yine beklemedeyiz.

Crime or Punishment

İlginç konseptlere bayılıyorum; Crime or Punishment da listeye bu kontenjandan dahil oldu. Yozlaşmış – veya “Orço” – bir dedektifi canlandırıyoruz. Suç mahallerine gidiyor, çeşitli deliller buluyoruz. Ama suçluyu bulmak için değil, aksine bulunmamasını sağlamak için! Oyunun tasarımı da konsepte cuk diye oturmuş bence. Bu yılın sonunda çıkması planlanıyor.

Egging On

Günümüzde zor parkur oyunları, hele hele ilginç bir tema veya mekaniğe de sahiplerse büyük başarılara ulaşıyor. Bir yumurtayı canlandırdığımız ve her an kırılma ihtimalimizin olduğu Egging On da işte bu yüzden çıktığında patlama ihtimali olan yapımlardan. Oyunun grafikleri hoş ve oynanışı da keyifli duruyor. Çıkış tarihi henüz belli değil ama çıktığında yayıncılar haberdar eder gibi ^^.

Crypt Custodian

Crypt Custodian’ı Metroidvania olduğundan %99 pas geçeceğim ama çoğunuzun beklediğini bildiğim için listeye dahil ettim. Oyunda Pluto isimli bir kediyi kontrol ediyoruz. Pluto, hayattayken yaptığı yaramazlıklardan dolayı cezalandırılıyor ve sonsuza dek öbür dünyanın kapıcılığına mahkum ediliyor. Hikayeyi gerçekten ilginç bulduğumu söylemeliyim. Oynanış tarafı içinse Metroidvania türüne uzak olduğumdan çok yorum yapamayacağım. Sadece animasyonları genel olarak akıcı bulduğumu ve bölüm sonu savaşlarını sevdiğimi söyleyebilirim. Crypt Custodian, 27 Ağustos’ta çıkıyor; meraklısına duyurulur.

Tiny Teams 2024, 15 Ağustos’a kadar devam edecek. Etkinlikte yer alan oyunların tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

(Visited 68 times, 1 visits today)
↑
Kapat