Yazar 19:00 Dürbün

Dürbün: 25-31 Ağustos’ta Çıkacak Oyunlar

Dürbün’ün yeni sayısı, içerisinde Beyond Hanwell ve Crypt Custodian gibi 25-31 Ağustos’ta çıkacak oyunları barındırıyor.

Artık tatil vakti. Klasik yaz sonu tatilime çıkıyorum ama gözüm bir yandan da Gamescom tarafında. Kafayı yedirtecek şeyler duyurulmadı açıkçası ama merak ettiğim birçok oyundan haber geldi. Tatil dönüşü geç bir Gamescom dosyası hazırlar mıyım? Bilemem ama belki Ahmet Bey bir şeyler patlatır. Indieboy. 

Yalnız nedense son dönemde inanılmaz bir “Taverna Simülatörü” furyası var. Zaten birkaç sene önce güzel örnekleri çıkmıştı, ne bu Ümit Besen’lik kardeşim?! İstisnasız her hafta yeni bir taverna açıyoruz. Yunan Adaları’na döndük.

Bu Dürbün, geçen haftakine göre heyecan seviyesi daha yüksek bir sayı oldu. Menüde çıktığı gibi denemek istediğim isimler var. Dürbün’deki oyunların haricinde dikkat çeken diğer isimler ise Aestik, Endzone 2, Toy Shire, Debtors’ Club, Smite 2, Return to Moria (Steam‘e geliyor.) ve eski Dürbün konuğu Corpus Edax. Bayağı bir “bağımsız olmasından” ötürü CE’nin pazarlama bütçesi yok gibi bir şey. İyi çıkarsa Immersive Sim’lerin arasına nefis bir isim daha ekleriz. Ama patlama riski de elbette mevcut.

25-31 Ağustos’ta Çıkacak Oyunlar

Beyond Hanwell

Korku oyunlarıyla çok haşır neşir olmasam da ilgimi çekenlere arada bir göz atmıyor değilim. Evil Within, bu türdeki en sevdiğim oyundur mesela; zevkimi oradan anlarsınız. Gelelim BH’ye. Oyun, çizgisel olmayan bir gidişata, dikkat çekici Londra manzaralarına ve kendine özgü bir yakın dövüş sistemine sahip. Erken erişim olarak yayınlanacak olsa da baştan sona oynanabilir durumda olacak. Erken erişimde kısa bir süreliğine kalacak ve bu sırada oyuna birkaç yeni içerik eklenecek.

Beyond Hanwell

Beyond Hanwell, klasik Survival Horror mekaniklerinin yanında birkaç dikkat çekici özelliğe de sahip. Mesela yakın dövüşte boş boş tek tuşla yetinmiyoruz. Saldırılarımızı iki farklı tuş ve kombolar aracılığıyla yapıyoruz. Hud, hiç yok; ekran tamamen tertemiz. Her bölgede farklı tipte düşmanlar ve bir de bölüm sonu canavarı var. Hikaye çizgisel değil. Devasa bir açık dünya yok ama keşfetmekte özgür olduğumuz bir Westminster bölgesi var. Düşmanımız, “Anomali” denilen ecinniler olacakmış ama tabii ne olduklarını bilmiyorum; oynayın keşfedin bir zahmet. 26 Ağustos’ta beş çayımıza bir damla süt koymayı ihmal etmiyoruz. 

Crypt Custodian

“Kedili Metroidvania”, şahsım için gayet yeterli bir kombinasyon. Oyunun kendine has görsel dili de beni ayrıca çekmedi değil. Öteki dünyanın ebedi hizmetlisi olan, ölü ve kara bir kediyi canlandırıyoruz. Adımız Pluto. Artık ne halt yediysek, sonsuza kadar bu temizlik işinden sorumluyuz ve elimizde sadece bir süpürge var. Neyse ki oyunda ilerledikçe yeni yetenekler elde edecek ve öteki dünyanın bokunu püsürünü daha efektif bir biçimde temizleyeceğiz. Çok yorulursanız çöpleri halı altına süpürün de kimse görmesin, ehe.

Crypt Custodian

Malum, herkes ölü olduğu için oyun boyunca değişik değişik “cansızlarla” muhatap oluyoruz. Hatta herkesin toplanıp sosyalleştiği bir taverna bile var. Genel oynanış mekaniklerinde ise bulmacalardan gizli bölgelere, çeşit çeşit düşmandan bölüm sonu canavarlarına kadar her şey bulunuyor. Son olarak, bölgeler arası geçişlerde hareket kabiliyetimizi artıran yeni özellikler ediniyoruz. 27 Ağustos’ta dokuz canı ne ara harcadığımızı sorguluyoruz.

Memoriapolis

Yine şehir kuracağız ama bu sefer kurduğumuz şehir, binlerce yıl ayakta kalacak. İşte Memoriapolis’in konsepti bu. Normalde 4X türünde gördüğümüz “asırlarca devam eden devletler” konsepti yerine bu sefer tek ama son derece detaylı bir şehrimiz olacak. Oyunda dört farklı çağ bulunacak ve her bir çağın mekanikleriyle gereksinimleri farklı olacak.

Memoriapolis

Şehir planlaması kısmında, başta yol yerleşimi olmak üzere, bir oyunda şu ana kadar inşa edilen en gerçek görünümlü şehrin oluşturulabilmesi sağlanmış. Ekran görüntüleri de gayet iyi gözüküyor bu arada. Halkımızın ihtiyaçları, doğal olarak her bir devir için farklı olacak ve zaman geçtikçe Kara Veba tarzı elim hadiselerle de boğuşmamız gerekecek. Şehir yönetimi için farklı politikalar ve genişleme fikirleri belirleyeceğiz. Yapacağımız her bir seçimin farklı bir sonucu olacağından, oyunu tekrar tekrar oynamak için bir nedenimiz olacak. Ayrıca, şehrimize Civ serisindeki gibi “wonder” klasmanında yer alan yapılar da dikeceğiz. 29 Ağustos’ta “bilmem kaç sene belediye başkanlığı yaptı” tabiri için yeni bir örnek olmaya geliyoruz. 

Shadow of the Ninja – Reborn

“Reborn”, teeee 1990’da çıkan Shadow of the Ninja’nın remake’i ve baştan söyleyeyim: Harika gözüküyor. Aradan geçen onca yılın ardından SotN’nin aslına sadık kalıp gayet doyurucu bir remake yapmışlar gibi. Bu arada, oyunun eski yapımcı ve müzisyen kadrosu da Reborn’un yapımında görev almış. Son dönemde başta Flashback olmak üzere eski efsanelerin saçma sapan dönüşlerini görünce, Reborn için umudumuzu yüksek tutabiliriz. 

Shadow of the Ninja - Reborn

Orijinal oyun, zamanında yerel co-op’uyla bolca övgü almış; o zamanlar daha çocuktum, valla hatırlamıyorum. Ona benzer bir sistemi burada da göreceğiz. Eski 5 bölümün dışında bizi bekleyen bir yeni bölüm daha olacak. Oynanış temelde yine aynı olsa da remake daha akıcı bir yapı sunacak. En önemli yeniliklerden biriyse, tamamen yeni bir silah yelpazesine sahip olacağımız. Artık emektar kılıcımızın çeşitli alternatifleri var. 29 Ağustos’ta eve kolayı, cipsi stokluyor ve çocukluk arkadaşlarımızı topluyoruz.

Akimbot

Pumpkin Jack’in geliştiricisinden yine rengarenk bir 3D Platform. Ve yine bunda da Türkçe dil desteği olacak! İlk bakışta Ratchet & Clank tadı veren – iyi bir şey – Akimbot’un, ismiyle bir hile uygulamasını anımsatması da ayrı bir tat ve doku tabii. Ama oyun gayet keyifli duruyor ve bizim odaklanacağımız unsur da bu. Bir kere Akimbot’un renk cümbüşünü, efektlerini, alan derinliğini ve kamera açısını sevdim. Ayrıca, geliştirici ekip çeşitlilik anlamında elini hiç korkak alıştırmamış gibi.

Akimbot

Galaksiler arası bir savaşın ortasında yer alacağımız için birçok farklı gezegeni ziyaret edeceğiz. Hareket kabiliyeti gelişmiş bir robotuz; zıplama, duvarda yürüme ve kanca atma gibi farklı mekaniklerle etrafta hızlıca yol alacağız. Ayrıca oyunda araç kullanacağımız sekanslar da olacak. Silah ve karakter gelişimi yine R&C’yi andırıyor. Yani sağdan soldan bir şeyler toplayıp çeşitli geliştirmeler satın alacağız. Aksiyon sahnelerini ayrı bir beğendim. Akimbot, iyi bir fiyat politikasıyla kendisini daha çıkar çıkmaz aldırtır gibi. 29 Ağustos’ta mavi ekran verdirtmek için galaksi galaksi geziyoruz.

Bir sonraki Dürbün’de görüşmek üzere!

(Visited 52 times, 1 visits today)
Kapat