Yeni yıl, yeni heyecanları da beraberinde getirir. En azından her yıla bu lafa uygun şekilde hayatımızda irili ufaklı değişiklikler yaparak giriyoruz. Bazılarımızın hedefi kilo vermek oluyor, bazılarımızın ise daha fazla kitap okumak. Bana gelirsek… 2026 için başlıca hedefim oyun sektörüne geri dönmek ve ortalıkta gözükmediğim dönemi telafi etmekti. Bunun için işe ilk olarak kendi kütüphanemden başladım. Sıra hemen ardından da Easy Delivery Co. gibi sektörden uzakken gözden kaçırdığım oyunları teker teker alıp denemeye geldi.
Geçmişe yönelik bir tarama yapmak genel olarak güzel. Peki o sırada kafamıza kürekle atılan bir ton oyun ne olacak? İşte bu yüzden artık birlikte hazine avlarına çıkacağız! Yeni konseptimiz Hazine Avı’nda her ay, o ay çıkan ve ana akımın dışında kalan, yani arada kaynamaya müsait oyunlardan gözüme çarpanları deneyip derleyeceğim. Her ay kaç yapıma yer verebilirim bilmiyorum, sonuçta tüm bunların bir zaman maliyeti de var. Gizli cevherleri bulup sizle paylaşabilmek için elimden geleni yapacağım ama. Burada yer vereceğim oyunların büyük çoğunluğu 5 dolardan ucuz olacak tabii, onda anlaşalım; deneme yanılma yoluyla onca kömürün arasındaki elmasları bulmaya çalışıyoruz sonuçta, yoksa batarım :). Neyse, lafı çok uzattım. Ocak 2026 hazine avının menüsünü aşağıya bırakıyorum.
Ocak 2026 Hazine Avı
- Relative Frame
- Intergalactic Cleaning Squad
- Journey Express
- Roman General
- Did you visit CommutatorApply
Relative Frame
Yeni yılın ilk gününde çıkan Relative Frame, Faster Than Light benzeri yapısıyla görür görmez ilgimi çekti. İki oyun arasında bayağı fark var tabii, benim bahsettiğim işin daha hissiyat kısmı; Relative Frame oyuncuya tek bir karakteri kontrol ettiği ve daha aksiyon odaklı bir oynanış sunuyor yoksa. Oyundaki ilk yarım saatinizde sunulmaya çalışılan o “uzay kovboyluğu” hissini de yaşıyorsunuz gayet. Ama sadece yarım saat işte…
Herhangi bir erken erişim ibaresi olmamasına rağmen Relative Frame’in içeriği büyük oranda eksik yayınlanmış. Oyunun mevcut halinde yapabileceğiniz sadece birkaç farklı görev türü var. Gidilebilecek lokasyon ve geminizi geliştirme seçeneklerinin eksikliğine değinmiyorum bile. Açıkçası bu durum beni hayal kırıklığına uğrattı; RF’nin gerçekten sağlam bir oynanış temeli var çünkü. Oyun bu haliyle bir demodan farksız ve hakkında uzun uzadıya konuşmak mümkün değil. Hiç sanmıyorum ama ileride olur da tamamlanırsa seve seve döner tekrar oynarım Relative Frame’i tabii.
Intergalactic Cleaning Squad
Öyle çok detaylı incelemeden, görselliği ilgimi çektiği için alıp oynadım Intergalactic Cleaning Squad’ı. Üç kişilik bir ekiple çeşitli bölüm sonu savaşlarına çıktığımız sıra tabanlı bir oynanış bekliyordum. Halbuki oyunun mağaza sayfasının hemen her yerinde “clicker” ibaresi geçiyormuş. Buradan da tamamen kendi hatam üzerine bir gol yedim yani…
Evet, oyunda üç kişilik bir ekiple çeşitli bölüm sonu savaşlarına çıkıyoruz ama savaşlar clicker usulü oluyor. Yani ilk bölümlerde biz “tıklarken”, karakterlerimiz geliştikçe ise savaşlar daha otomatik bir hal alıyor. Oyunda 25 bölüm ve her birinin içinde de birer bölüm sonu canavarı var. Bu formülle sona kadar gitmeye çalışıyoruz kısaca. Ki, her savaş neredeyse 1 dakika sürdüğü için bu da çok uzun sürmüyor.
Savaşların kısa sürmesinin şöyle bir handikapı var: Oyun kısa sürede bittiğinden yeniden oynanabilirliği kağıt üzerinde yüksek ama oynadığınızdan da çok bir şey anlamıyorsunuz işte. Clicker türünün çeşitli özellikleri de bu durumu daha derinleştiriyor tabii. Mesela, savaş sırasında verdiğiniz hasarlar anlık olarak puana dönüşüyor ve bu puanları karakterlerinizi geliştirmek için kullanıyorsunuz. Arkada oyun devam ederken ve savaşlar da dediğim gibi kısa sürüyorken bu geliştirmelerin üzerine düşmeniz pek mümkün değil ama… Puanlarınızı rastgele dağıtıp yolunuza devam ediyorsunuz bu yüzden.
Lafı daha fazla uzatmayayım: “Clicker türünün hastasıyım, ne bulursam oynarım” diyenler Intergalactic Cleaning Squad’ı da gözden kaçırmasın derim. Benim gibi daha standart oyuncular ise gönül rahatlığıyla başka oyunlara yönelebilir.
Journey Express
Ocak 2026 hazine avındaki üçüncü oyunumuz ise Journey Express. Kendisini kısaca bir “yolculuk oyunu” olarak özetleyebilirim herhalde. “Yolculuk oyunu ne?” diye soracak olursanız, Journey Express’te başlıca amacımız insanları A noktasından B noktasına kazasız belasız ulaştırabilmek. Tabii dere tepe düz gittiğimiz bu yolculuk sırasında da yeni yerler keşfediyor ve başımıza gelen aksaklıkları gidermeye çalışıyoruz. En azından teoride böyle…
Journey Express’in genel konseptini ve ileride daha detaylı değineceğim temelini çok beğendiğimi söylemeliyim. Ama oyun şu an erken erişim aşamasında ve bu yüzden temelin devamı doğal olarak henüz yok. Mesela yolculuk sistemi fikir olarak çok güzel olsa da bunu beslemesi gereken unsurlar mevcut durumda oldukça yetersiz; rota sayısı, yolculuk sırasında başınıza gelebilecek olaylar ve keşif ögeleri kısıtlı. Gelecek içerik güncellemeleriyle birlikte oyun çok daha keyifli bir deneyim sunacaktır.
Hibrit yapısı da oyuna kesinlikle farklı bir tat katmış. Yolculuğunuz sırasında 2D olan Journey Express, keşfe çıkmak istediğiniz anlarda ise 3D’ye dönüşüyor. Bulunduğunuz biyoma göre farklı farklı haritalarda avcılık ve toplayıcılık yapabiliyor, burada da keşfedilmeyi bekleyen doğal güzellik veya kalıntıların peşine düşebiliyorsunuz. Bu bir inceleme yazısı olmadığı için kısa keseceğim, erken erişimin sancılarını bu anlarda da hissediyorsunuz tabii.
Journey Express, ilgi çekici bir konsepte ve iyi bir temele sahip kısacası. Bu haliyle ise hemen her yönden eksik ve ömrü kısa bir oyun var karşımızda. Geliştirici ekip – veya arkadaş – erken erişim sürecinde iyi çalışır, küsmeden bıkmadan oyunu beslemeyi sürdürürse, tam sürümde çok keyifli bir oyun halini alır JE. O zamana kadar istek listenizin güzel bir yerinde ağırlamanızı tavsiye ederim kendisini.
Roman General
Yazıya yolun başında bir diğer oyunla devam edelim. Erken erişim olarak yayınlanan Roman General, oyuncuya adından da anlaşılabileceği üzere bir Roma generali olma deneyimi yaşatıyor. “Hex”, yani altıgen tabanlı oyunda askerlerinizi kontrol ederek size verilen görevleri tamamlamaya çalışıyorsunuz. Bir düşman yerleşimini ele geçirmek veya bulunduğunuz hattı korumak gibi görevler için 25 – benim oynadığım bölümlerde böyleydi en azından – turunuz oluyor. Bu da oyun boyunca emrinizdeki birimlerle olabilecek en hızlı ve etkili stratejileri hayata geçirmeniz gerektiği anlamına geliyor.
Roman General, erken erişimde olsa da çok “eksik” bir durumda değil öncelikle; oynanış temeli gördüğüm kadarıyla oturtulmuş oyunun. Daha fazla birim ve harita da zaten eklenecektir ilerleyen süreçte, asıl odaklanılması gereken kısım ise denge unsuru bence. Oyunda bir yere kamp kurduğunuzda çevresindeki bütün birimlerinizi anında tamamen iyileştirebiliyorsunuz mesela. Bunu düşmanınız da yapabiliyor tabii… Bir diğer örnek de bazı şehir kuşatmalarında düşman birimine hasar bile verememeniz. Çeşitli artı puanların bir araya gelmesiyle yaşanan bu durumlar için açlık vb. mekanikler eklenebilir; belli bir tur sonra ilgili birim dışarı çıkmak veya teslim olmak zorunda kalır atıyorum.
Günün sonunda oynanış tarafında denge de sağlanırsa, Roman General’ı oynamamak için bir sebep göremiyorum ben. Tur bazlı strateji oyunlarını seviyor, üstüne Roma’ya karşı bir ilgi de duyuyorsanız şimdiden alıp deneyebilirsiniz tabii.
Did you visit CommutatorApply
Ocak 2026 hazine avını ilginç bir oyunla noktalayalım istedim. En azından tema olarak diyeyim, Did you visit CommutatorApply klasik bir görsel roman çünkü. Ama anlatısı bir hayli karanlık ve rahatsız edici görselliği de oyunun atmosferini bir hayli güçlendiriyor.
Aktif bir yanardağa yapılan kimyasal terör saldırısı sonucu, bütün insanlık atmosfere yayılan küller aracılığıyla bir çeşit hastalığa yakalanıyor. Bir yıl içinde herkesin görme ve duyma yetisini kaybetmesine yol açacak bu hastalık için hükümetler seferber oluyor ve vatandaşlarına duyu organlarının yerine geçecek çipler takmaya başlıyor. Biz de işte bu çip takılan operasyon merkezlerinden birinde güvenlik ve çip takılacak hastaların bilgilerinin doğruluğuyla ilgilenen askeri bir personeliz…
Görevli olduğumuz operasyon merkezindeki bir günü anlatan Did you visit CommutatorApply’ın bütün sonlarını görmek yaklaşık 30-40 dakika sürüyor. Bir hayli kısa ama etkili bir görsel roman var yani karşımızda. Açıkçası daha uzun olmasını isterdim oyunun veya artık VN’lere ne diyorsanız onun; aksiyon ve gerilimin tavan yaptığı bir noktada bitiyor çünkü maceramız. Tabii “Commutator” evreninin ilk oyunu olarak, bir girizgah olarak değerlendirdiğimde kısa oynanış süresini de anlayabiliyorum. Bakalım, serinin devamı nasıl olacak o önemli. Gözden kaçırmazsak çıktıkça oynarız artık.
Şubat avında görüşmek üzere!
















