Yazar 00:18 Dürbün

Dürbün: 26 Ocak – 1 Şubat’ta Çıkacak Oyunlar

26 Ocak – 1 Şubat’ta çıkacak oyunlar listesi adeta pazaryeri gibi çeşit çeşit. AAA var, AA var ve gayet taş gibi bağımsızlar var.

Ahoy!

Grip! Yıllardır “Yeaaa ben hasta olmam ^^” şeklinde gezinirdim. Hala daha arkasındayım zira bu geçirdiğim hastalık değil. 10 günü geçti, bok gibiyim afedersiniz. Fiziksel etkisi yetmediği gibi psikolojimi de alt – üst etti. Covid’i böyle geçirmemiştim ve hala geniz akıntısından ötürü midem kötü, ağzımda leş bir tat var. Bundan dolayı yazılar falan hep aksadı ama “Önce sağlık” diyenlerin ben canını seveyim. Ne de haklılarmış. Oyun dünyasını da bundan dolayı fena özledim. Neler çıkmış lan 2 haftada?!

26 Ocak – 1 Şubat’ta çıkacak oyunlar listesi adeta pazaryeri gibi çeşit çeşit. AAA var, AA var ve gayet taş gibi bağımsızlar var. Marvel’s Spider-Man 2, bu hafta ilginç bir çıkış yapacak zira şimdiye kadar ne Sony nede Insomniac tarafından doğru düzgün bir “çıkış haftası içeriği” paylaşıldı. Sanki umursamıyor gibiler. Game Pass’e de ilk günden çıkacak olan Sniper Elite: Resistance, yine belli bir kaliteyi tutturacaktır. Foundation, 1.0 sürümüne ulaşıp erken erişimden çıkacak. 

Dürbün kadrosu dışında tek tek neymiş diye baktıklarım da aha böyle: Space Engineers 2, SCP: Fragmented Minds, Heart of the Machine, FlyKnight, Exogate Initiative, Coridden, Those Who Rule, Wendigo Blue, Virtua Fighter 5 R.E.V.O., Eternal Strands, Orcs Must Die! Deathtrap, Level Zero: Extraction, The End of the Sun, DeTechtive 2112, Cryptical Path, Runa & the Chaikurú Legacy, The Headliners, School Days, Defender’s Quest 2: Mists of Ruin, Decision Legacy Collection, Heart of the Machine, Citizen Sleeper 2: Starward Vector, Eyes of War ve Rift Wizard 2.

Tails of Iron 2: Whiskers of Winter

Yine benim klasiğim olan ve aşırı beğenip saçma sapan sebeplerden ötürü devam edemediğim bir oyunun devamı daha… Tails of Iron 2’de ilk oyundaki karakterimiz Redgi’nin yerine Arno adındaki bambaşka bir faremiz var. İlk oyundaki hikaye devam edecek ancak bu sefer karlarla kaplı kuzey bölgelerinden gelen bir tehdide karşı savaşacağız. İlk oyunun Soulslike yapısında bir farklılık yok. Ama masadaki yeni özellikler kesinlikle merak uyandırıcı. Ayrıca seslendiren abimiz yine Doug Cockle. 

Öncelikle büyü sistemini ele almak lazım. Ateş, su, hava ve toprak olmak üzere klasik element yapısını baz alan büyü alternatiflerimiz olacak. Taş – kağıt – makas dengesi beklerim. İlk oyunda hatırlamadığım üzere (belki de vardı?) bu sefer üç farklı zorluk seviyesi sunulacak. Fırlatma kancasıyla daha hızlı yol alıp hareket kabiliyetimizi geliştireceğiz. Ama bu durum, savaşların basitleşeceği anlamına gelmesin. Yine zengin bir ekipman havuzuna ihtiyaç duyacağımız zorlu çatışmalara gireceğiz. Yerleşimimizi geliştirebileceğiz. Oyun içi sistemler elden geçecek ve canavar avına odaklanan yeni bir görev tipi eklenecek. İyice Witcher kafasına giriyoruz, mis. 28 Ocak’ta Fare Okulu’nun açılışını yapıyoruz, ehe.

The Stone of Madness

Gerçek Zamanlı Gizlilik türünü severim çünkü sunduğu çeşitlilik ve yeniden oynanabilirlik benzersizdir. Ayrıca her tema ve döneme de bir şekilde cuk diye gider. Aha Stone of Madness, engizisyon döneminde, bir İspanyol manastırında geçiyor. Hem çok alışık olmadığımız bir konsept hem de oyunun sunmak istediği fantastik tema için de güzel bir altlık olacak gibi. Zira oyunda büyü ve paranormal olaylar da bolca olacak. El çizimi grafiklere bittim. Oynanış açısından ise türe farklı noktalardan bakacak gibi. 

5 adet birbirinden tamamen farklı karakterimiz var ve her birinin içinde bulunduğumuz akıl hastanesinde yer almasına sebep olan geçmiş travmaları bulunuyor. Eğer dikkat etmezsek, bu kötü anılar canlanıp oynanış tarzımızı tamamen etkiliyor. Yani akıl sağlığı, oyunda önemli bir mekanik. Elbette, her bir karakterin yeteneklere bağlı olarak oynanışı da farklı. Nihai amacımız manastırdan kaçmak ancak bu harbi zor. Mekanın kendi “insan” sakinleri olduğu gibi geceleri ortaya çıkan paranormal varlıkları da var. Gece – gündüz döngüsünde oyunun zorluğu da ciddi oranda etkileniyor. Sabah saatlerinde eşya toplama ve keşif işleri daha kolay oluyor ama gece, artan zorluğa rağmen, eyleme geçmek için daha uygun. Bir şeyler yaptıkça zaman da akıp gidiyor bu yüzden zaman mekaniğini de atlamamak şart. 28 Ocak’ta geçemediğimiz yerde Commandos’ta adam çağırıyoruz. Nasılsa fantastik <3.

Belfortis

Yakında 40 olacağım. Şu yaşıma kadar düşük prodüksiyonlu 4X’in verdiği keyfi pek az oyun vermiştir. Türe dair neye bayıldıysam ana akım olandan değil ama böyle kıyıda köşede, adı az duyulan oyunla daha fazla haşır neşir oldum. Belfortis de “Aha ben de öyleyim <3” diye bağırıyor resmen. Çok küçük bir ekip tarafından geliştirişmiş ve örnek aldığı oyunlar başta Total War ve Crusader Kings serileri ile klasiklerden Defender of the Crown. Fakat özellikle savaş kısımları bilinçli olarak çok daha basit tutulmuş. Bu da türü sevip de saatleri olmayan benim gibi oyuncular için “mis”. Erken erişimde çıkacak olmasına rağmen şu an için farklı senaryolar mevcut. Tam sürümün ise 6 ay içerisinde tamamlanması öngörülüyor. 1.0 sürümünde yalnızca içerik değil görseller de elden geçecekmiş. 

Yapımcılara göre 4X tarafı oldukça detaylı. Mikro – makro yönetim alternatifleri, diplomasi, geliştirmeler, inşa sistemi ve araştırma seçenekleri konusunda örnek alınan oyunlar iyi incelenmiş. Oyun tarzına ve seçilen ülkeye göre uygulanabilecek stratejiler bir hayli zengin. Taktiksel haritayı beğendim, bolca detay sunuyor. Savaş sistemi ise evet basit ancak benim şu aralar hayatımdaki yoğunluğu da düşünürsek tam da aradığım şey. Yaşayan bir dünya olması ve rastgele olayların hayatımıza etki edecek olması iyi düşünülmüş. Bir süre takip ederim ve incelemelere göre çakarım ben bunu, acımam ehe. 29 Ocak’ta KCD 2 ile bünyelere aylardır yüklenen Orta Çağ gazını önceden alevlendiriyoruz.

Hello Kitty Island Adventure

Son günlerde her yerimiz Hello Kitty. Çizgi filmi mi ne geldi zaten, prensesim “Yaaaay izlicem <3” diye dönüp duruyo her gördüğünde. Bir de bunu gösterdim “Oha!” dedi. Bir de her şeyin ötesinde, ben de çok beğendim lan oyunu, ehe. Bir de üstüne Türkçe. Aslında ilk Apple Arcade’e geldi şimdi de platformları genişliyor. Zira incelemeler ve oyuncu yorumları çok iyi. Tam bir Animal Crossing muadili yani sosyal sim. Kendi tatliş hayvanımızla adaya geliyor, sosyalleşiyor, bir sürü aktiviteye katılıyor ve delicesine dekorasyon işi yapıyoruz. 

Adada onlarca NPC var ve her birinin karakteri, ihtiyaçları farklı. Ana hikaye de aslında bunlar üzerinden dönüyor. Su altında ve üstünde keşfedilecek tonla mekan var. Grafiklerin şekerliğini geçersek, çok güzel görünen bölümler tasarlanmış ve oyunun platform mekanikleri için nefis bir eşlikçi olmuşlar. Adayı gezerken dekorasyon için kullanacağımız öğeler elde edeceğiz ve yapıları tamir ettikçe adanın albenisi çoğalacak. Bu sayede de yeni ziyaretçileri çekeceğiz. Mevsimler geçtikçe yapacağımız şeyler de farklı olacak. Adanın yaşayan bir yer olarak dizayn edilmesi için ciddi çaba sarf edilmiş ve görünen o ki, ekstrem ölçüde başarı sağlanmış. Co-op desteğiyle beraber akar gider. 30 Ocak’ta karakter oluşturma ekranını geçersek ilk işim yüzmek olacak, ehe.

My Little Life

Bu hafta sosyal simlerden gidiyoruz. Aslına bakarsanız bambaşka bir oyunu da buraya alabilirdim ama net söyleyeyim, ilgimi MLL çekti. Bunu sağlayacak 2-3 tane özelliği var ki, kendisini “basit biçimde benzersiz” yapıyor. Öncelikle oyun, masaüstünün alt kısmında çalışıyor. Ekran görüntülerine bakmanız yeterli. Siz, başka işlerle meşgulken de arka planda akıyor ve acil müdahale etmeniz gereken olaylar yaşatmıyor. Idle gibi de değil gibi de.

Minik insancıkların hayatlarına direkt dokunacağız. Sıfırdan başladıkları hayatlarında her şeyin adım adım geliştiğine tanıklık edeceğiz. Bir kariyer belirleyip, bu işte ilerlemelerini sağlayacağız. Önce kiraya çıkacaklar ve daha sonra ev sahibi olacaklar. Tüm bu süreçte elbette dokunuşlar yapacağız. Karar anlarında söz sahibiyiz. Ek olarak, başta ev dekorasyonu ve alışveriş olmak üzere her şey bizde. Sims’te yaptığımız birçok şeyi daha “chill” modda yapacağız yani. Tek bir karakteri değil, birden fazla kişiyi de yönetebileceğiz. Bu da adım adım büyüme konseptine ekstra keyif katacaktır. 31 Ocak’ta “Tam ofislik oyun” vizyonuyla gizlice bunu oynayıp kovuluyoruz.

Bir sonraki Dürbün’de görüşmek üzere!

(Visited 45 times, 1 visits today)
Kapat