Yazar • 17:46• Türk Bandıralı, Indie Köşesi

Yerli Vampire Survivors: Survivors of The Dawn

Vaktim olsa da olmasa da trendleri takip eden bir oyuncu değilim. Haliyle geçtiğimiz aylara damga vuran Vampire Survivors ve onun peşinden gelen diğer “Survivors-like” oyunlarını pas geçmiştim. Ne bileyim, “mermi cehennemi” konsepti pek açmıyordu beni. Oyunlarda aksiyonu ve eğlenceyi anlamlı olduğunda seven biriyim. Hikaye ve lore da bunun en doğal iki sağlayıcısı. E, bu türde de bunlar ya hiç yok ya da eser miktarda mevcut. Öyle olunca da elim hiçbirini oynamaya gitmedi. Ta ki Survivors of The Dawn çıkana kadar!

Böyle olduğunu bilsem…

Survivors of The Dawn, iki kişilik bir ekip tarafından geliştirilen, benim de geliştirme sürecine iyi kötü tanıklık ettiğim bir Survivors-like. Ekipten Furkan ile daha oyun çıkmadan aylar önce konuşma fırsatı bulmuş, kendisinin projeye olan inancı ve sektöre dair vizyonu beni çok etkilemişti. Oyunun türü ve konsepti pek benlik olmasa da “Çıktığında kesinlikle oynayacağım ben bu oyunu!” demiştim; oynadım da. Ve şunu tüm samimiyetimle söylüyorum ki, ben uzun süredir bir oyundan bu kadar keyif almamıştım.

Survivors of The Dawn

Bu kadar eğleneceğimi tahmin etmezdim.

Sadece türe karşı olan ön yargım kırılmadı, “Böyle olduklarını bilsem, bu oyunların müptelası olurdum…” da dedim. Survivors of The Dawn, henüz yolun çok başında olmasına rağmen, oldukça keyifli ve özel bir deneyim sunuyor anlayacağınız.

Sabahı etme mücadelesi

Gelelim oyunun içeriğine. Survivors of The Dawn, rastgele oluşturulan haritalarda, uçsuz bucaksız düşman gruplarına karşı ölümüne savaştığımız bir yapıya sahip. Bir yıldız haritasında, son bölüme ulaşana kadar, istediğimiz yolu izleyebiliyoruz. Faster Than Light’ın “run” mekaniği, oyuna cuk diye oturmuş doğrusu.

Survivors of The Dawn

İşler ilerleyen bölümlerde iyice kızışıyor.

İzlediğimiz yol ve seçtiğimiz geliştirmeler ışığında, gidebildiğimiz yere kadar gidiyoruz. Evet, “gidebildiğimiz yere kadar”. Çünkü başta bol bol ölüyoruz ve karakterimizi geliştirebilmenin tek yolu da zaten bu. Her run, yani denemenin ardından, karakterimizi kalıcı olarak geliştirebileceğimiz krediler kazanıyoruz. Yeni geliştirmelerin sayesinde de yıldız haritasında daha çok ilerliyor ve daha çok kredi kazanıyoruz.

Karakterinizin geliştiğini görmek, sizi daha çok oynamaya itiyor. E, oynanış da zaten akıcı. Bir bakmışsınız Survivors of The Dawn’ın bağımlısı olmuşsunuz. Günlerdir onca işimin arasında ufak tefek kaçamaklar yaparken buluyorum kendimi. Gelecek yeni içeriklerle birlikte halimin ne olacağını ise hiç kestiremiyorum…

Potansiyel büyük

Son olarak, oyunun yol haritasına da değinmek istiyorum. Yukarıda belirttim mi tam hatırlamıyorum ama Survivors of The Dawn, şu an erken erişim aşamasında. Yani hem oynanış hem de içerik olarak son halinde değil. Oyunun şu anki hali de gayet oynanabilir durumda bu arada. Ama özellikle içerik, bir süre sonra doğal olarak tekrara düşüyor.

En az 6 ay sürecek erken erişim serüveninin sonunda, 2 olan harita sayısı 4’e, 3 olan karakter sayısı ise 10’a çıkacak. Kullanabileceğimiz silah ve eşya çeşitleri de katlanarak artacak. Anlayacağınız, mevcut haliyle bile öve öve bitiremediğim, bağımlılık yapan Survivors of The Dawn, tam sürümle birlikte adeta “nirvanaya” ulaşacak. Oyunun tamamlanmasını iple çekiyorum!

(Visited 99 times, 1 visits today)
↑
Kapat