Yazar • 19:00• Dürbün

Dürbün: 31 Mart – 6 Nisan’da Çıkacak Oyunlar

Dürbün’ün yeni sayısı, içerisinde Sons of Valhalla ve Homeland gibi 31 Mart – 6 Nisan’da çıkacak oyunları barındırıyor.

Senenin en sinir bozucu dönemlerinden birine giriyoruz: Zottirik 1 Nisan şakaları. Hiç sevmem. Mandalı’dan da bu şekilde klişe bir hamle beklemiyor değilim. Sitede Pazartesi günü garip garip şeyler görürseniz benden değil. Bunun dışında, doğum günüm nisan ayındadır. Mandalı artık yine gift mift bir şeyler yapar, nihe. Hentai de atabilir tabii; beklenir. (O sırada doğum günü 31 Mart, yani bugün olan ve kendisi tarafından hiçbir şekilde doğum günü kutlanmayan ben… – Ahmet)

Bu hafta çıkacak oyunlara baktığımızda, en azından Dürbün’dekiler, neredeyse hepsi 2D. Fakat! Astra: Knights of Veda’yı sonradan fark ettim. Dedim “İyiymiş lan bu, neden yazmıyorum?”. Neyse, yazmaya koyuldum. Bir de gördüm ki, mobildeki loot mekaniklerini birebir buraya da aktarıyorlar. Yani ilerleme falan yine mobil kafasında olacak ve adeta “loot box festivali” yaşatacak. Bir “gacha game” faciası daha. Almayalım canım, aman siz de dikkat edin.

31 Mart – 6 Nisan’da Çıkacak Oyunlar

Saviorless

Bu haftaki 2D furyasının ilk ve en sürreal üyesi. Saviorless’ın hikaye odaklı bir yapısı olacak, hikaye anlatımında da bolca toplanabilir öge ve el çizimi grafikten yararlanacak. Yani işin sanatsal yönüne bayağı eğilmişler gibi duruyor. Toplanabilir öge konusunda bazı soru işaretlerim var. Çünkü bunları geride bırakırsak, hikayede çeşitli boşluklar olacakmış. Umarım tüm anlatıyı bu mekaniğin üzerine kurmamışlardır da el çizimi sahnelerin tadını çıkarırız.

Saviorless

Oynanış tarafında ise iyi bir çeşitlilik var. Çünkü oyunda başta Antar adındaki çocuğumuz olmak üzere 3 farklı oynanabilir karakter var. Bu üç farklı karakterin oynanış stilleri ve yetenekleri de farklı. Bölümler buna uygun bir biçimde tasarlanırsa altı dolu dolu, zengin bir sistem ortaya çıkar. Oyun tek bir bölgede geçmeyecek bu arada. Farklı adacıklarda bulunacağız. 2 Nisan’da fragmanda gördüğüm sinir bozucu kırmızı iblisten ivedilikle kurtuluyoruz.

From Glory To Goo

Pikseli bol bir Survival RTS. Direkt grafikten girdim zira, pek kendine has bir grafik tarzı var. Etraf yer yer karman çorman dursa da o garip gezegen hissi iyi verilmiş. Gezegene iniyor, koloni kurmaya yelteniyoruz ama Goo adındaki şekil değiştirebilen uzaylı ırkı bize musallat oluyor. Biz de bir yandan işleyen bir üs kurmaya çalışırken, diğer yandan da dalga dalga gelen düşmana karşı tetikte kalıyoruz.

From Glory To Goo

“Genişlemek”, buradaki kilit nokta. Çünkü yeni teknolojilere ulaşmak ve haliyle daha da güçlenmek için sürekli olarak yeni kaynaklara erişim sağlamamız gerekecek. Yeni kaynaklarla da daha iyi tesisler ve üniteler üreteceğiz. Bazı üniteler belli subaylara özel olacak. Yani oyunda personel yönetimi de söz konusu. Farklı taraflarla iş birliği içerisinde olabilecek veya savaşacağız. Alışılageldik RTS formülünün bir tık dışında gibi duruyor FGtG. 2 Nisan’da sümük gibi yapışa yapışa gelen uzaylılara karşı taretin vanasını sonuna kadar açıyoruz.

Sons of Valhalla

Olm bu ne zamandır benim radarımda? Kesin hakkında daha önce bir yerlerde de konuştum ama nerede, ehe. Sonunda çıkıyor. Bir kere neresinden bakarsanız bakın, Kingdom seviyorsanız zaten “must buy” kategorisinde kendisi. Ama bir “çakma” durumu olmadığının altı üstüne basıla basıla çiziliyor yapımcı tarafından. Ayrıca pixel art başarısına da direkt Viking miğferimi çıkarıyorum; müthiş! Özellikle gece manzaraları enfes görünüyor.

Sons of Valhalla

Hikaye değişik. Götelek Jarl’ın biri, bizim hatunu Britanya’ya kaçırıyor. Biz de ne kadar azgın Viking eş dost varsa toplayıp yola çıkıyoruz. Oyun, 2D bir düzlemde geçiyor. Kaynak toplama, orduyu hazırlama, inşa ve geliştirme gibi türün olmazsa olmaz tüm eylemleri mevcut. Kale kuşatmalarına bayağı bir önem verilmiş. Demoyu deneyenler çeşitlilik ve denge sorunları olduğunu vurgulamışlar ve en önemlisi de Kingdom kadar oturmuş bir sistemi yokmuş. Eğer bir “re-skin” yoksa ve  kendi dokunuşlarını öne çıkardılarsa vurur geçeriz. 5 Nisan’da “Valhalla umanlara Ragnarok şoku!” diye manşet attırıyoruz.

Homeland

Daha önce konuğumuz olan Sharpshooter 3D’nin geliştiricisinden yine kendine has grafiklere sahip bir oyun. Bu sefer Metroidvania ve Boomer Shooter mantığının oldukça dışında bir yapı var. Tema, korku üzerine ve bu haftanın favori hikayesi “manita kaçırma” bir kez daha karşımıza çıkıyor. Ecinnisinden tarikatçısına kim varsa bizim hatunu “yine” kaçırmışlar. Biz de peşlerine düşüyoruz ama affedersiniz götüm götüm.

Homeland

Oyun dünyasının oldukça büyük olacağı söyleniyor. Slav halk hikayelerinden esinlenildiği için bolca karlı ve kırsal bölgede bulunacağız. Oynanış ağır duruyor; buna itirazım olmaz. Korku ve gerilim için ideal. Kesinlikle herkese hitap etmeyecektir ve prodüksiyon da çok kaliteli olmayacaktır ama iyi bir deneyim yaşatma ihtimali de yüksek. 4 Nisan’da votkadan beyni yanmış zombileri huzura kavuşturacağız. 

Biomorph

Sunduğu şeyler güzel: El çizimi grafikler, farklı mekanikler, karanlık bir tema ve Metroidvania. Bir kere oyunun en ilginç yanı, öldürdüğümüz yaratıkların şekline bürünüp güçlerini kullanabilmemiz. Bunu iyi bir düşman sayısıyla sağlarlarsa gerçekten ilginç bir deneyim olabilir. Öldürdüğümüz düşmanlar bizi çözüp ileride daha tehlikeli bir biçimde karşımıza çıkacak. Diğer yandan, oyunun savaş mekaniklerinde de oynanış tarzına göre seçenekler sunması hoş; yakın dövüş veya menzilli silahlar arasında dilediğimizce geçiş yapacağız.

Biomorph

Karakterimiz geliştikçe birbirine bağlı birçok bölge içerisinde farklı yollar aça aça ilerleyeceğiz. Hikaye anlatımında toplanabilir ögeler kullanılacak. Kalan parçaları da NPC’lerle iletişime geçerek öğrenebileceğiz. Son olarak, harap bitap bir köyü tekrardan ayağa kaldırdığımız bir inşa mekaniği olacakmış. Tür içerisinde pek gördüğüm bir şey değil, bakalım nasıl olacak. 5 Nisan’da şekilden şekle girerken sakıncalı bir biçim almayız umarım, ehe.

Bir sonraki Dürbün’de görüşmek üzere!

(Visited 45 times, 1 visits today)
↑
Kapat