Yazar • 16:37• Dürbün

Dürbün: 16-22 Mart’ta Çıkacak Oyunlar

Assassin’s Creed Shadow için bu ay başında en popi isim demiştik. 16-22 Mart’ta çıkacak oyunlar, AC markasına rağmen pek geri adım atmamışlar. Liste keyifli. P

Ahoy!

Olm bu sene FC25 idare ediyor gibi la. Ne alaka diceksiniz durun. Normalde son 2-3 hatta belki de 4 senedir kariyer modundan tam verim alamıyordum. Hele 23-24 tam facia idi. Neyse bu sefer bayağı bir konuya el atmışlar. Yalnızca kariyer modunu oynayan biri olduğumdan mütevellit oynama motivasyonumun olmasına bile seviniyorum. Hala mükemmel değil ama bana KCD 2’den süre çaldıracak kadar da iyi. Şu taktiği yapsam, şunu transfer etsem diye düşünmeyeli çok olmuştu, ühü.

Assassin’s Creed Shadow için bu ay başında en popi isim demiştik. 16-22 Mart’ta çıkacak oyunlar, AC markasına rağmen pek geri adım atmamışlar. Liste keyifli. Pathologic 3: Quarantine, Reignbreaker, My Sims, My Sims Kingdom, Assassin’s Creed Shadows, BLEACH Rebirth of Souls, Yasuke Simulator (ehe), Mudborne: Frog Management Sim, Izon, Atelier Yumia, MudGate, Broad Sword, Stardust Skate, Iron Saga VS ve Metal Garden ile ayın 3. haftasına giriyoruz.

Party Club

Tam yazlıkta oynamalık meret. Normalde parti oyunlarına pek sarmam ama baba olunca işler değişiyormuş, ehe. Bundan dolayı iyi örnekler, algıda seçicilik stayla gözüme çarpmaya başladı. 1-4 kişiye kadar oynanabilen ve mekan işlettiğimiz bir oyun olan PC, basit ama dikkat isteyen bir yapıya sahip. Ayrıca hızlı olmak, bu gibi oyunları olmazsa olmazı. Tek kişiyken neyse de kişi sayısı arttıkça da koordinasyon konusu devreye giriyor. E bir de oyunumuz Türkçe destekli, o mis.

Oyunu keyifli yapacak birkaç minik özelliği var. Bunlardan biri elbette karakterleri. Herkese hitap edecek cinsten, pofidik hayvanları serpiştirmişler. Diğer tarafta bu hayvan türlerine dikkat ederek müşterileri oturtma zorunluluğu, oyunun kafa ağrıtacak noktalarından birisi. Mekanı açıp işletirken tüm dekor ve eşya yerleşimini dilediğimiz gibi yapacağız. Ayrıca farklı bölgelerin zorluğu da oraya özgü olacak. Ve en çok sevdiğim konu ise mekanın en önemli ürünü kokteyller olacak. 17 Mart’ta ben Tom Collins’i mi alır, kenara çekilirim. Siz ne içerseniz için, ehe.

Wreckfest 2 

Benim açımdan bu kadar bahtsız oyun yoktur. İlk oyun çıktığında sistemim yetmediği için oynayamadım. Daha sonra evlendim, sistem yenileyecek para yine yoktu. Evlilik masrafları geçti, sistem yeniledim ve bu sefer bir şey oldu PC sapıttı. Yine oynayamadım. En son komple her şeyi yeniledim, bu sefer benim öküz kediler bilgisayarı bozdular. Tekrar oynayamadım. En son her şey hazırdı, sistem canavardı, ufaklık doğmuştu ve benim vaktim yoktu. Yakın geçmişte gaza gelip oynayayım demiştim bu sefer aha bu duyurulmuştu. Yıllardır gıdım gıdım oynadığım ilk oyunu bırakasım hiç yok. Hırs yaptım, bir şekil oynayacağım. Ama W2, iştahımı fazlasıyla kabartıyor.

Şahsi hislerimi geçecek olursak, W2, tıpkı ilk oyun gibi erken erişimde çıkacak. Bu versiyonda genel oyun deneyimini yansıtacak kadar içerik bulunacak ve yeni kaza teknolojisin görmemiz için bir sandbox modu bulunacak. Çok oyunculu mod da desteklenecek. Ama özellikle benim gibi kariyer modunu bekliyorsanız 1 sene daha sabretmek gerekecek. E daha iyi gerçi, W1’i bitiririm, ehe. Fizik motorunun ve grafiklerin yenilenmesi, eğlence unsurunu güçlendirecek en büyük etken tabii ki. Ve oynanış videolarına göre bu anlamda güzel iş çıkarmışlar. Fakat yapımcılar, erken erişim sürecinin eksiklerini üstüne basa basa da dile getirmişler. Bu açıdan eksikleri göz ardı etmek gerek. 20 Mart’ta kaza yaptırdığımız rakibimize orta parmağı çıkarıyoruz.

Kaiserpunk

Bak şimdi, konsept müthiş: Büyük Strateji ile Şehir Kurma türlerinin hibrit hali. Yapımcıların Patron ve Aquatico gibi iyi/ orta iyi çalışmaları var. Erken erişim falan da olmayacak. Alternatif bir zaman çizelgesinde, 1. Dünya Savaşı’nın sonundaki sanayileşme dönemine konuk olacağız. İmparatorluğumuzun lokomotifi olan bir adet şehre sahip olacağız. Şehri sıfırdan inşa ederek hem halkın ihtiyaçlarını karşılayan hem de savaş için sınırsız üretim yapan bir hale getireceğiz. 

90’dan fazla bina alternatifimiz olacak ve bu binalar kamu, ticari, askeri gibi hizmetlere odaklanacak. Seçtiğimiz teknoloji dallarına göre özellikle askeri alandaki stratejimiz belirlenecek. Üretim ağı, birbirine bağlı olacak ve hammadde tedariği ile lojistik ağının kusursuz çalışması gerekecek. Strateji uygularken kara, hava ve deniz kuvvetlerini kullanacağız. Fethedilecek 100’den fazla bölge olacak ama diplomasinin yeri de önem arz edecek. Kağıt üstünde oyun nefis. Dönem açısından çok bayılmasam da bu içeriklerin altı dolur olursa fena oynatır. 21 Mart’ta fabrikalarımızın dumanıyla düşmanlarımızı nefessiz bırakacağız.

Urban Jungle

Yine bir dekorasyon oyunu ve yine aşırı tatliş görsellere sahip. Bu sefer odaları komple dekore etmiyoruz. Bunun yerine bitkileri doğru biçimde yerleştirip o mekanın havasını olabilecek en iyi seviyeye taşımaya çalışıyoruz. Oyunun tüm amacı sakinleştirici bir ambiyans sunmak ve kafa dağıtmak. Bunu sağlamak için de grafiklere, müziklere ve efektlere olabildiğince rahat bir hava katmışlar.

Bitkileri yerleştirirken elbette tamamen özgür olacağız ama bu mekanik aynı zamanda bir bulmaca örgüsüyle de desteklenecek. Her bir oda, farklı bir hikayeye sahip olacak ve çevresel öğelere dayalı bir anlatım tekniği kullanılacak. Bulmacaları tamamladıkça ve odaları bitkilerle süsledikçe bu öykülere daha fazla erişeceğiz. Ayrıca etrafta gördüğümüz bir sürü nesneyle etkileşime gireceğiz. 21 Mart’ta özene bezene yerleştirdiğimiz çiçeklerin üzerinde pisi boku şoku yaşayacağız.

Zexion

İsmiyle, grafikleriyle, hikayesiyle ve türüyle retro gibi retro. Oynanış olarak günümüze dokunacak yönleri olsa da bilmesek 90’ların başından kalan bir klasik diyebiliriz. Özellikle hikayesinin o dönemki uçuk bilim kurgu fetişine dayanması, lezzeti bir kat daha arttıracaktır. Galaktik lordlardan uzay korsanlarına kadar uzanan bir düşman yelpazesiyle kapışık Zexion adındaki bir zımbırtı ile gezegen kullanacağız. Bunun için de yolculuk boyunca çeşitli birkaç artifact toplamamız gerekecek. 

Oynanış olarak klasik bir Metroidvania diyebiliriz. Oyun dünyası büyük ve gizli saklı alan açısından zengin. Keşfetmek eğlenceli olacaktır zira yapımcılar harita tasarımlarında çeşitliliği sağlamışlar gibi. 2D Platform deneyimini çok farklı özelliklerle sunmayacak olsa da oynanış videolarındaki akıcılığı sevdim. 8 yöne ateş edebiliyoruz ve karakterimiz oldukça hareketli. Ayrıca kendimizi geliştirmek için bulmamızı bekleyen fazla fazla geliştirme var; tonlarca denmiş (höh). Bölüm sonu canavarları ise geliştiriciler tarafından ayrı övülmüş. 21 Mart’ta emulator kullanmaya gerek duymadan eskinin tadına varacağız. 

Bir sonraki Dürbün’de görüşmek üzere!

(Visited 20 times, 1 visits today)
↑
Kapat