Ghost of Tsushima’nın çıktığı hafta, ondan ekstra bahsetmesem olmazdı. Hatta sitedeki ilk incelememiz de kendisinin oldu. Ama incelemeyi çakallık yapıp PS versiyonuna göre hazırladık; yav oyun aynı sonuçta. Artık 16’sından sonra PC’deki performansına ve diğer teknik unsurlara göre incelemeyi güncelleriz. Bizim öyle sponsorumuz falan da yok ki oyunu erkenden alıp sağına soluna bakalım. Fakir site burası. Hatta Ahmet ile aşağıdaki gibi bir diyalog geçti ki, HERİF DAHA OYUNUN PC’YE GELECEĞİNİ BİLMİYOR! Böyle de bağımsız meraklısı.

Hafta, çıkacak oyunlar açısından güzel bir menü sunuyor. Ayın son dönemi de yine bu şekilde geçecek; heyecanlıyım o açıdan. Dürbün’ün konuklarının dışında Ruindog, Gatekeeper, Braid: Anniversary Edition, Men of War 2, Mullet Madjack, Baladins, Die by the Blade – bak buna da yükseldim – ve Aeruta gibi isimlerden oluşan keyifli bir yoğunluk var.
12-18 Mayıs’ta Çıkacak Oyunlar
Homeworld 3
İlk Homeworld’ü özellikle uzaya olan aşkım ve oyunun kendine has sanat yönetimi sayesinde aşırı beğenmiştim. Zamanının ötesinde bir oyundu ve hala da taş gibi. Elbette ilk çıktığında 14 yaşındaydım (Oha. – Ahmet) ve o dönemki strateji becerim de şimdiki gibi değildi. Yine de fena oynamıyordum ha, ehe. Yeni oyun, serinin temellerini koruyarak geliyor ama tabii ki teknolojinin nimetlerini de sonuna kadar kullanacak. Bunun en net yansımasını da yine döneminin ötesinde olacak savaşların ölçeğinde göreceğiz.
Uzayda olmamızdan mütevellit, 3 boyutlu ortama hakim olmak şart. Haritalarda astronomik cisimlerden harabelere kadar birçok yapı bulunacak. Bomboş uzayda lazer sıkmayacağız yani. Filo kumandasında makrodan mikroya birçok seçenek bulunacak ve savaşların ölçeğinden ötürü iyice odaklanarak oynamak gerekecek. Senaryo, co-op ve PVP ile desteklenmiş. Ayrıca co-op için ayrı bir roguelike yapı da tasarlamışlar. Son olarak H3’ün direkt mod desteğiyle yayınlanacağını belirteyim. 13 Mayıs’ta Star Wars’la Star Trek’te artık ne öğrendiyseniz burada uygulama vakti.
Cozy Caravan
Tam benim ufaklıkla oynamalık bir oyun ama daha daha okumayı öğrenmesine vakit var, ehe. Yine de bayılır tabii. Gerçi ben de gayet oynarım. Hele yapımcısının Satellite Reign’in yapımcısı olduğunu öğrendiğim andan itibaren iki kat oynarım. SR, bildiğiniz üzere Syndicate’in ruhani devamıydı ve gayet de iyi bir oyundu. Cozy Caravan ise hem atmosfer hem de oynanış açısından onun tam tersi istikamette. Bir kere gayet tatliş bir dünyası var. Kendi sevimli karakterinizi yaratıp, kankanızla beraber köy köy dolaşıyorsunuz. Temel amaç, her yerleşimde tezgah açıp satış yapmak.
Yan mekanikler çeşitli mini oyunlara yedirilmiş. Bu mini oyunlarda ekin toplamaktan tutun da üretime kadar birçok farklı iş yapıyoruz. Hem yolda hem de köylerde farklı farklı karakterlerle tanışıp onlardan da çeşitli işler alıyoruz. Oyunun görsel tasarımı son derece rahatlatıcı duruyor. Bu da yollarda kafa dağıta dağıta gitmemizi sağlayacak gibi. Erken erişim olarak çıkacak. 16 Mayıs’ta kızıl panda mı rakun mu yaratsam diye ikileme düşeceğim. Aksolotl da var he, siz de onu deneyin <3.
Ghost of Tsushima Director’s Cut
Uzun süredir “Şöyle çok sevdiğim bir oyunu yeniden oynayayım.” kafasındaydım ve kendimi buna hazırlıyordum. “PS4 döneminden hangi oyunu ilk sıraya koyarsın?” diye sorsalar aha da Ghost of Tsushima’yı söylerim: Muazzam bir oynanış, harika bir hikaye ve aşırı underrated bir ana karakter. Enfes bir Kurosawa dokunuşuyla beraber şahane bir sunuma da sahip. GoT, açık dünya mantığına sonuna kadar sadık olsa da bunu o kadar ufak ve anlamlı dokunuşlarla sunuyor ki, sizi çevreyle adeta özdeşleştiriyor. İçerik adı altında aynı aktivitelerin ya da işlerin sürekli olarak benzer şekilde sunulduğu bir yapısı yok. Dünyanın tasarımı çok akıllıca yapılmış ve keşif temposu da tam kararında.
Kılıç kullanımı da oyunun bir diğer ağır topu ve çok doyurucu bir hissiyatı var. Düşmanların saçma sapan seviyelere ayrıldığı sıkıcı bir sistem yok. Farklı tipte düşmanlar var ve sayıca fazla olmalarından ötürü saldırdıkları zaman hızlı düşünüp hareket etmek elzem. Ninja Gaiden tarzı bir oynanıştan bahsetmiyorum bu arada; coşmayın. Agresif bir oynanışla gizlilik arasında çok ince bir denge var. Jin’in ekipmanlarını oyun tarzınıza uygun şekilde özelleştirebilir ve karakter gelişimini de yine buna göre planlayabilirsiniz. 60 dolares olmasından ötürü fiyatı tuzlu. Ama ek paketiyle beraber gelmesini, deli gibi içeriğini ve farklı sunum modlarını da düşününce, PC sürümü parasının hakkını iyice verecektir. Türkçe dil desteğini de unutmamak gerek ayrıca. 16 Mayıs’ta son olmamak kaydıyla, bir kere daha Jin Sakai rolüne bürünüyoruz!

Yayıncı: PlayStation Studios
16 Mayıs'ta çıkıyor.
Seablip
Len bu hafta ne güzel oyunlar çıkıyor böyle. Zaten korsan temalı oyuna açım, bir de böyle şeyler yapıp iyice aklımı alıyorlar. Seablip, açık dünya mekaniklerine sahip bir RPG. Pirates! tadında bir içerik vaat ediyor ancak daha da fazlasını sunacak. Minik bir tekneyle başlayacak, düşmanlarımızı alt edecek, kelle avından para kazanacak, etrafı soyup soğana çevirecek ve bolca hazineyle cebimizi dolduracağız. Oyuncuya açık dünyada çok fazla seçenek sunulmuş.
Gemi savaşları, Seablip’in merkezinde yer alıyor. Gemimizi onlarca farklı şekilde özelleştirebileceğiz. Saldırı ve savunma unsurlarının yanında, bu özelleştirmelere direkt geminin özellikleri de dahil olacak. Saldırırken farklı element etkilerinden de yararlanacağız, yani öyle gerçekçi bir yapı yok. Gemiyi boş boş sürmeyeceğiz. Mürettebatı yönetmek de çok önemli ve her bir tayfanın kendine has yetenekleri olacak. Bunlar zamanla gelişecek de. Bu arada oyun sadece denizlerde geçmeyecek; karada da sözümüz geçecek. Tek bir kişi tarafından geliştirilmesi takdire şayan. Erken erişim olarak çıkacak olması da bu açıdan normal. 17 Mayıs’ta en yüksek sesimizle “Ahoy!” deyip, denizleri inletiyoruz.
Morbid: The Lords of Ire
Yine ilk oyununu oynayacak vakit bulamayıp ikincisini didiklediğim bir seri daha. Morbid: The Seven Acolytes’ın devam oyunu olan The Lords of Ire, ilk oyunun aksine tamamen 3D olarak geliştirilmiş. Legacy of Kain kafası yani. Soulslike mekanikleri yine ön planda olacak ama bu sefer oynanışta gizlenme ve görünmezlik gibi unsurlar da yer alacak. Steam sayfasında kullanılan görsel materyaller oyuna dair şüphe uyandırsa da demoda çok daha iyi duruyorlar.
5 farklı dünyada, korkunçlu tasarımlara sahip düşmanları keseceğiz. Her bir dünyanın teması da farklı olacak ve hepsinin sonunda bir adet “büyük lord” ile kapışacağız. Farklı silah tiplerinin ve karakter gelişiminin altını çizmeme gerek yok ama ilk oyundaki akıl sağlığı mekaniği burada da aynen devam edecek. Bu mekaniği ne kadar çok kullanır ve kendinizi ne kadar çok deliye vurursanız, o kadar çok ödül kazanacaksınız. Tabii sakin kafayla takılma şansınız da olacak. 17 Mayıs’ta yine beyaz saçlı ancak bu sefer kadın bir kahramanla öcü avlamaca.
Bir sonraki Dürbün’de görüşmek üzere!













