Yazar • 23:37• Dürbün

Dürbün: 24-30 Kasım’da Çıkacak Oyunlar

Çok sakin bir hafta bizi bekliyor. 24-30 Kasım’da çıkacak oyunlar, Kasım ayına veda hüznüne sahip gibi.

Ahoy!

Stalker 2 çıktı ve tam bir eurojank etkisi yarattı, severiz <3. Optimizasyon sorunlarını ve bugları önceden tahmin etmiştik. Beklediğim seviyenin bir tık üstünde hatalar oldu ne yalan söyleyeyim. Çok normal zira A-Life sistemini geliştiren eleman bile savaştaymış (Kaynak: Ahmet Kasapoğlu – Stalker Türkiye Muhabiri). Performans konusu aslında oynanmayacak durumda değil. Ama çökmeler ve hatta kayıt dosyasının bozulması mevzusu daha büyük problem. Bundan dolayı bu hafta çıkmasını beklediğimiz ve bu sorunlara odaklanacak olan yama çok fena halde bekleniyor. Bunun dışında oyuna taş ötesi taş. Metacritic ve ana akım medya gibi woke yuvalarına bakmayın zira oraların öneminin kaybolması yeni bir şey değil. Stalker 2’yi alın, aldırın.

Çok sakin bir hafta bizi bekliyor. 24-30 Kasım’da çıkacak oyunlar, Kasım ayına veda hüznüne sahip gibi. Dürbün dışında tek tek yazmazsam olmaz dediğim oyuna pek denk gelmedim. Ancak başta New Arc Line olmak üzere Dürbün kadrosu kesinlikle leziz <3

Lost But Found

Bizden bir oyun ve tabii ki, Türkçe. Havalanındaki kayıp bürosunu işletiyor ve eşyasını kaybeden insanları çok sevdikleri oyuncaklarına, telefonlarına veya evcil hayvanlarına kavuşturuyoruz. Bu süreç hızlı da olabildiği gibi uzayabiliyor da. Bundan dolayı eşyaları iyi saklamalı, iyi organize etmeli, kayıtları tam tutmalı ve bize günler sonra kayıp eşya talebiyle ulaşan müşteriyi memnun etmeliyiz.

Memuriyetin tanımında topladığımız eşyaları düzgün biçimde saklayacak ve kayıp talebinde bulunan kişilere eksiksiz teslim edeceğiz. Buraya kadar tamam. Elbette, bu işi illa dürüst yapmak zorunda değiliz. Yükte hafif pahada ağır ne varsa karaborsada okutup ek gelir elde edebileceğiz. Para olayı her türlü önemli çünkü işletmeyi geliştirebiliyoruz. Bu güçlendirmeler bize başta verimlilik olmak üzere daha kolay gelir getirecek avantajlar sunuyor. Bir de her günün sonunda kasabada farklı işler yapabiliyoruz. Oyun, erken erişim olarak yayınlanmayacak ancak şimdiden gelecek güncellemeler için yol haritası hazır. Bu da iyi bir şey. 25 Kasım’da milletin tangasını, jartiyerini olduğu gibi teslim ediyoruz; sapıklığa gerek yok, ehe.

Critter Cafe

Yine tam benim kıza göre bir oyun. Baba olduktan sonra sakinleşen Kratos gibi oldum Dürbün süresince, ihi. Yalnız şaka maka oyun içerik olarak gayet dolu dolu duruyor ve harika görünüyor. Ufak bir kasabada kafe işletiyoruz ve kafedeki pofidik hayvanlarımız da mekanın ilgi odağı oluyor. Müşterileri bir zahmet aç bırakmıyoruz; kahve çeşitleri başta olmak üzere birçok lezzetli üründe uzmanlaşıyoruz.

Vakit geçirdiğimiz tek yer kafemiz değil. Kasabanın çevresinde gezinip yabandaki diğer hayvanları kurtaracağız. Başka bir boyutun da içinde bulunduğu açık dünya aktivitelerini yapacağız. Kafemizde koruma altına aldığımız hayvanların bakımlarını yapacak, onlarla oyunlar oynayacak ve gıdılarını seveceğiz. Kafenin albenisini yükseltmek adına dekorasyon kısmı da bizde olacak ve dilediğimiz gibi iç mimarlık yanımızı sergileyeceğiz. Karakterimizi kendi tarzımıza göre özelleştireceğimizi de unutmayalım. 26 Kasım’da pofidik kedimsi hayvanı kucağa alıyor, kahvemi söylüyor ve kafenin en cozy köşesine kuruluyorum.

New Arc Line

Benim için mini bir sürpriz oldu çünkü daha önce adını sanını duymamıştım. Grafiklere bakınca hoşuma gitti, ilk de oradan yakaladı. Daha sonra da içeriğine bakınca iyice dikkat kesildim. Sıra tabanlı ve hikaye odaklı bir RYO olacak NAL. Erken erişimde çıkacağı için ilk başta karakteri yaratırken ya insan ya da Elf seçeceğiz. Ha sonra artar mı? Bilemem. Takım arkadaşlarının yönetimi farklı seçenekler içerecek. Standart bir şekilde, lider edasıyla ekibi yönetebileceğiz veya işimiz bitince dehleyebileceğiz. Hani oyunun sonuna kadar bir ekip ruhuna sahip olmak zorunda değiliz.

Oyun dünyasında büyü ve teknoloji iç içe olacak ve yetenek ağacı da bu şekilde farklı dallara ayrılacak. Teknoloji demişken de steampunk bir oyun evreninden bahsediyorum. Onun kadar başarılı olur olmaz elbette bilememe ama kesinlikle merak uyandırdığı bir gerçek. Oynanış videolarından harita yapılarını BG3’e benzetmedim değil. O ölçekte, bol katmanlı haritalara umarım rastlarız. Belki de EE sürecinde savaş alanlarını geliştirirler. Karar aşamaları da oyunun gidişatını ve insanların bize karşı olan tutumunu etkileyecek. Masada birçok öğe var. Geliştirici ekip ise daha önce RPG projelerinde yer almış tecrübeli kişiler. 26 Kasım’da Arcanum özlemimizi dindirebilecek miyiz? Göriciiz.

Neon Blood

Cyberpunk temasının “noir” yanı, dedektiflik hikayeleri için çok güzel bir altlık oluyor. Neon Blood da suç temalı bir Macera oyunu. 2.5D perspektifine sahip ve bununla beraber kullandığı tasarım dili ortaya güzel manzaralar ortaya koyacak gibi. Hikaye olarak bu arada bir savaş ve sonrasında ortaya çıkan haksız, adaletsiz hayata dair atıflar var. Adeta mini Türkiye simülasyonu, ehe.

Bolca diyaloğun olduğu bir dedektiflik mekaniği oluşturulmuş. Bazı eylemler, mini oyun ya da QTE’ye benzettiğim yapılar ile desteklenmiş. İki farklı şehirde geçecek olan oyunda her iki yerleşimin de farklı havası olacak ve mekan çeşitliliği yüz güldürecek(miş). Buralarda takılırken Macera öğelerinin yanında sıra tabanlı savaşlara da dahil olacağız. Silahların ve özel yeteneklerin yanında bu savaşlarda çevredeki objeler de kullanılabilecek. 26 Kasım’da Last Night sanıp yanlışlıkla bunu oynuyoruz, ehe.

Enigma of Fear

Yine bir gizemi çözeceğiz ama bu sefer tatlı görünen bir korku oyunundayız. Babasını bulmaya çalışan ve paranormal olaylarda uzmanlaşmış bir dedektifi yöneteceğiz. Oyun boyunca da sadık köpeğimiz yanımızda olacak. Bizim peder, gerçekte var olmayan, Perimeter adındaki bir bölgede kaybolmuş. Burada dönen mevzuları çözebilmek için gerçekçi bir dedektiflik sistemi getirilmiş. Hem önsezilerimizi hem de ekipmanlarımızı kullanacak, delil toplayacak ve çevrede bulduğumuz eşyalardan bir anlam çıkarmaya çalışacağız.

Korku öğelerinin yanında hayatta kalma benzeri mekanikler de bulunuyor. Gerçek dünya ile olan bağımızı köpeğimiz sağlıyor ve karşımıza çıkan öcülerden sonra kafayı toparlamak için bir soluklanmak gerekebiliyor. Yoksa akıl sağlığı nanay. Oyun dünyası açık dünya ve çizgisel yapıda olmadığı için özgürüz. Karşılaştığımız düşmanları alt edebiliyoruz. Hem öcüler hem de tarikatçılarla boğuşuyoruz. Elbette burada yalnızca düşmanlar yok; hikayeyi destekleyen nitelikte bolca NPC de var. 3D ile desteklenen pixel art ise oyunun ilk dikkat çeken noktası oldu. 28 Kasım’da köpeğimizin kıymetini bir kere daha biliyoruz (hüzünlü ve hiddetli sosyal mesaj!).

Bir sonraki Dürbün’de görüşmek üzere!

(Visited 36 times, 1 visits today)
↑
Kapat