Yazar • 20:52• Dürbün

Dürbün: 1-7 Aralık’ta Çıkacak Oyunlar

Geçtiğimiz haftaya göre daha bir hareketliyiz ama yine sayıca bir tık sakin bir ay başlangıcı. 1-7 Aralık’ta çıkacak oyunlar, Dürbün kadrosunun kendilerine has üsluplarıyla öne çıkıyorlar.

Ahoy!

Yine yedik bir seneyi ve geldik Aralık’a. Çok umutlu olduğum bir aya başlıyoruz ve seneyi de güzel kapatacak gibiyiz. Bu ayın önemli olaylarından birisi Game Awards. Ancak son dönemde ana akım medyanın çöp hallerini görünce ve jürinin de bunlardan oluştuğunu düşününce duyurular dışında heyecanım yok. GOTY adayları da son yılların en zayıfları “aralarında çok iyi oyunlar olsa da”. Ödüllerde popüler oyunların dışındaki çok başarılı oyunların anılmaması da zaten ana akımın durumunu özetliyor. Maalesef, birçok oyuncu da bu kıt kaynaklar dışında bilgi alamıyorlar. O yüzden ne varsa Mundus Novus’ta var, ehe <3.

Geçtiğimiz haftaya göre daha bir hareketliyiz ama yine sayıca bir tık sakin bir ay başlangıcı. 1-7 Aralık’ta çıkacak oyunlar, Dürbün kadrosunun kendilerine has üsluplarıyla öne çıkıyorlar. Büyüklerden Delta Force’un açık betası kesinlikle denenmeli. BF’nin yarattığı üzüntüyü unutturur umarım. Bizden bir yapım olan Zort, Overthrown ve Tower of Mask ise beğendiğim diğer oyunlar oldular.

Antonblast

Fena halde retro ve 90’lar. Hikaye de dönemin kafasına göre uçuk kaçık. Şeytan, bizim biricik ruh koleksiyonumuzu çalmış ve bizi sinire kesmiş. Ruhları geri almak için Anton adındaki ana karakterimiz ve iş arkadaşı Annie ile yola koyuluyoruz. Her bir bölümde amaç belli: Patlayıcıları ayarlayıp ruhları toplamak ve fıymak.

Oynanış hızlı ama bizim tempomuza da ayar uyduracak biçimde tasarlanmış. Dilersek speedrun yapabiliriz ya da her bir bölümü ıncık cıncık tarayabiliriz. Platform öğeleri son derece hızlı ve dinamik. Aksiyon kısmı ise yıkıma dayalı. Düşmanların kafasına çekicimizi indirip duracağız; burası cepte. Ancak çevre öğelerinde de bolca yıkılacak şey bulacağız. Grafikler muazzam bu arada. Göz kanatacak kadar renkli ama bir o kadar da eğlenceli. 3 Aralık’ta Şeytan’a pabucunu ters giydireceğiz; göte bak sen.

Symphonia

Kemanı çok severim. Apayrı bir müzik aletidir. Sypmhonia’da da en büyük yardımcımız kemanımız. Düşmanın olmadığı, savaşmadığımız ve aksine huzur vermeyi amaçlayan bir mantık bizi bekleyecek. Müziğin yaşam enerjisi sağladığı bir oyun evreninde, yeni bir orkestra kurup her yeri tekrardan notalarla doldurmayı çalışacağız. Eski orkestra kaybolduğu için müzik, duyulmaz hale gelmiş. 

Her bir bölümün havası, karakterleri ve mekanikleri birbirinden ayrı şekilde tasarlanmış. Hand-crafted olarak tasarlanan haritalarda temel amacımız yeni müzisyenlere ulaşıp orkestrayı sıfırdan oluşturmak olacak. Ana mekanikler platform öğelerine dayanacak. Kemanı ve özellikle yayını kullanıp kendimizi uzak mesafelere savuracağız. Tekdüze gelebilir ancak her bir platform engelini birer bulmaca gibi düşünebiliriz. Bu kadar sanat düşkünü bir oyunda elbette bunun altını doldurabilmek için özel bir albüm hazırlanmış; olmazsa olmazdı.  5 Aralık’ta içimizdeki Paganini’yi çıkartacağız. 

Dustgrave: A Sandbox RPG

Üstten görünüşlü sandbox RPG. Hem de iyi ya da kötü olma imkanı tanıyor. Hani öyle iyilik timsali olmak zorunda değiliz. Orta Çağ – Fantezi temasına sahip diyebiliriz ancak kurgusal ve büyünün de var olduğu bir evrende geçiyor. Krallık dağılmış, işgalciler ve bir sürü farklı fraksiyon ortada fink atmaya başlamış. Oyunun en büyük özelliklerinden biri de bu fraksiyonlar üzerine yoğunlaşacak. Yaptığımız her bir hareketin etkisi bu gruplar üzerinde değişik şekillerde etki bırakacak

Savaşlar sıra tabanlı olarak tasarlanmış ve ihtiyaca göre görüş açıları tasarlanmış. Ana haritada yol alırken, mekanlarda gezinirken ya da savaşırken arayüzde minik oynamalar görüyoruz. Gizlilik, oyunda önemli bir yer tutacak ve hırsızlıktan tutun suikaste kadar birçok kirli işte kullanacağız. Erken erişim versiyonunda birçok içerik sunulacak olsa da elbette oyunun rafine hale gelmesi için 1.0 versiyonunu bekleyeceğiz. Yine de sadece “core gameplay” değil, oyunu tanımlayan tüm mekanikler ilk versiyonda yer alacak. 5 Aralık’ta yankesicilikten parayı götüren ama aynı zamanda dışarıda klas giyinen bir soylu moduna gireceğim. Adeta modern dünya, ehe.  

Polismos

Antik Yunan’ı konu alan bir Şehir Kurma oyunu Polismos. Fikir de grafikler de güzel. Işıl ışıl Ege denizi <3. Hatta türe dair son dönemde gördüğüm temiz arayüzlerden birine de sahip. Ki özellikle Strateji türünde takık olduğum bir konudur. Oyunun klasik şehir kurma oyunlarına göre birkaç keyifli özelliği var. O dönemki Yunan sınırlarına göre dilediğimiz gerçek şehri seçip oyuna başlıyoruz. Ve seçimimiz de oynayışa, şehrin özelliklerine direkt etki ediyor. 

Dönemin büyük ve ateşli şehirlerinden birini seçip hali hazırda aktif olan curcunaya katılabiliriz. Ya da küçük bir sahil kasabasını sıfırdan koca bir şehre dönüştürebiliriz. Şehrin temel özelliklerini geliştirmek ve halkın ihtiyaçlarına karşılık vermek elzem. Burada şehirdeki ailelerin de taleplerini unutmamak gerekir. Komşu şehirlerle olan etkileşimimiz de başarımızı etkileyen diğer unsurlardan. Tema, dönem ve grafikler açısından ayrıca üstüne coğrafi çeşitlilik alternatifleri ile konsept beni fazlasıyla çekti. Denenesi. 6 Aralık’ta Fedon gibi yapıp en nefis sahil kasabasına kapağı atıyoruz. 

Nikoderiko: The Magical World

Haftanın bir diğer Platform oyunu ve bu da harika görünüyor. Hem tek kişlik hem de yerel eşli co-op şeklinde oynayabiliyoruz. İlk bakışta Crash’i anımsatmıyor değil. 2.5D açısına sahip oyunda şeytani bir baronun elindeki sihirli bir adayı kurtarmaya çalışıyoruz. Adanın birçok noktasındaki farklı biyomlarda bulunacağız. Bölümlerde keşfedilecek bir sürü yer olacak ve 2.5D’nin verdiği avantajlarla ayrı bir eğlenceli olacaktır. Grafiklerin yanında müziklere de ayrı özen gösterilmiş.

Mekanikleri zenginleştirmek için birçok farklı alternatif denenmiş ve kesinlikle iştah açıcı duruyorlar. Adanın karlı tepelerinden tropik sularının derinliklerine kadar ziyaret edeceğimiz yerlerin sayısı çok. Monotonluğu kıracak olan bu dokunuşlar ile maden araçlarına binmek veya su altına dalmak gibi çeşitliliği arttıran olaylara gireceğiz. Elbette bunu co-op olarak deneyimlemek çok daha keyifli olacaktır. Eğlence ön planda olduğu için gereksiz bir zorluk olmayacak. Bölümlerde kurtaracağımız hayvan dostlarımızı farklı noktalarda çağırıp binek olarak kullanacağız. 6 Aralık’ta paso sulak yerlerde takılacağım; grafikler pek nefis. Bari burada üşümeyeyim <3.

Bir sonraki Dürbün’de görüşmek üzere!

(Visited 50 times, 1 visits today)
↑
Kapat