Bana yine sonbahar hüznü müdür artık ne bokumsa o çöktü millet. Depresif biri de değilim ama nedense sonbahar aylarında hiçbir şey yapasım gelmiyor eve kapanmaktan başka. Haftaya kendime gelirim gerçi de bir süre çekeceksiniz artık beni. Tabii Stalker çıksa da şöyle hepten eve kapansak hiç fena olmaz, ehe.
Sonbahara güzel başlıyoruz. Bu hafta çıkacak oyunlar saatlerce ekran başında tutacak cinsten. Dürbün’deki isimlerin dışında Age of Mythology: Retold, CATO: Buttered Cat, Pneumata, Garlant: My Story ve Ale & Tale Tavern diğer dikkatimi çeken oyunlar oldu. Geçen hafta tavernacılara o kadar laf ettik ama yine Ale & Tale Tavern‘e değinmeden geçemedim.
1-7 Eylül’de Çıkacak Oyunlar
Sumerian Six
Her bir karakterin farklı bir özelliği olacağını söylemeye gerek yok; oyunun olayı bu zaten. Ancak düşmanın da bizim gibi teknoloji ve büyüyü sonuna kadar kullanacak olması işin rengini bayağı bir değiştirecek. Son olarak, gerçek olay ve mekanların baz alınması, oyunu hikaye anlamında iyice oturaklı bir hale getirmiştir diye düşünüyorum. 2 Eylül’de başımız sıkışınca Blazkowicz’i çağırıyoruz.
Star Trucker
Duyuru fragmanı da çok ses getirmişti ama asıl konsept beni benden aldı; uzay kamyonculuğu kesinlikle keyifli olacak. Oyunun ETS benzeri bir yapısı var ama elbette bunun yanında uzayda olmamızın getirdiği bazı fırsat ve tehditler de olacak. Yıldızlar arası mal taşıyacak, uzay çöplerinin arasında değerli eşya arayacak ve bir yandan da yanımızdan vızır vızır geçen diğer şoförlere kornayla selam çakacağız. Oyunun türünün Simülasyon olması, belli başlı noktalarda zorlanacağımız anlamına geliyor. Yani mağaza sayfasındaki cicili bicili uzay görsellerine kapılıp oyunu arcade sanmayın.
Boşlukta gittiğimiz için tırımıza yalnızca benzin koymak yeterli olmayacak. Her yolculuktan önce, başta oksijen seviyesi olmak üzere, tırdaki bütün hayati unsurları kontrol etmek zorundayız. Kabul ettiğimiz işler ne kadar riskliyse, kazancımız da doğal olarak aynı oranda artacak. Ayrıca, yolculuk sırasında radyodan son dedikoduları öğrenip farklı işlere girişebilecek veya kamyoncu müzikleri – Amerikan tabii – dinleyebileceğiz. 3 Eylül’de uzaylılara kamyon arkası yazılarımızla cringe fest yaşatıyoruz.
Harry Potter: Quidditch Champions
La ben en başta bunun için “Rocket League’in Heri Potır temalısı” olur – iyi bir şey bu arada – diye düşünüyordum. Çıkışı yaklaştıkça beklediğimden daha derin olduğunu görüp, ekstra bir mutlu oldum. Oyunda tek kişilik kariyer, co-op ve PVP şeklinde ayrılan üç farklı mod var. İlerleyen dönemde bunların elbette alt dalları da olur, o ayrı konu ama başlangıç için gayet yeterli bir menü var karşımızda. Kariyer modunda sıfırdan zirveye ulaşmaya çalıştığımız bir macera yaşayacağız. Ayrıca, oyundaki tüm modlar, karakterimizin hemen her şeyini değiştirebileceğimiz geniş özelleştirme seçeneklerine sahip olacak.
Maçlarda kalecisinden forvetine (Valla HP isimleriyle yazmaya üşendim, ehe.) istediğimiz pozisyonda oynayabileceğiz. Her mevkinin de birbirinden farklı mekanikleri olacak. Oyunda Snitch’i yakalayınca maç direkt bitmiyor bu arada; sadece fazladan puan kazanıyoruz. PVP sistemi ne kadar derin olacak henüz belli değil ama Rocket League gibi bir yapının tadından yenmez. Diğer oyuncularla seçtiğimiz mevkiye göre eşleştirileceğiz. Gayet güzel bir düşünce ama biraz sıra beklememize sebep olabilir. Gerçi PS Plus sağ olsun, oyuncu sıkıntısı pek olmayacaktır. 3 Eylül’de HP evrenini de toksik oyunculukla tanıştırıyoruz.

Yayıncı: WB Games
3 Eylül'de çıkıyor.
Fantasy Map Simulator
Çok orijinal bir iş; hakkında konuşmazsak olmaz. FMS adından da anlaşılabileceği üzere bir Harita Simülatörü. Ya sıfırdan bir harita oluşturuyor ya da halihazırda olanları düzenliyoruz. Haritamızda yer alacak devletleri belirledikten sonra onları kendi hallerine bırakıyoruz. Tıpkı gerçek hayattaki gibi bu sanal devletler de birbirleriyle savaşıyor ya da bazı konularda diplomatik yollara başvuruyor.
Tabii ki oyun boyunca öyle kös kös oturup kim kime ne yaptı izlemiyoruz; olaya dahil olma imkanımız da var. Baktık simülasyon keyifsiz, aniden bir savaş çıkartıyoruz ve tüm harita bir anda değişiveriyor. Bu arada, oyunun masaüstünde çalışabilen bir modu da var. Fantasy Map Simulator, erken erişim olarak çıkacak ve tam sürüme birkaç yılın ardından geçecek. Uzun bir zaman diliminden bahsediyoruz; bu süreçte simülasyonları çeşitlendirecek ve oyuna çeşitli değişkenler ekleyeceklermiş. FMS’nin tam sürüm için en büyük ihtiyacı da bunlar zaten. Ne kadar çok alternatif olursa, her bir harita da o kadar benzersiz bir deneyim sunar. 4 Eylül’de “Dünyayı yöneten 2 aile var yeenim!” geyiğindeki aileler gibi davranmıyoruz. Bari burası temiz kalsın.
Selfloss
Bunun için uzun zamandır çıktı çıkacak deniyordu, nihayet kesin olarak çıkıyor. Selfloss, İskandinav mitolojisindeki fantastik ögelerden oluşan bir hikayeye sahip. Oyunda bir şifacıyı canlandırıyoruz ve ruhumuzdaki yarayı tedavi edebilmek için hem karada hem de denizde uzun bir yolculuğa çıkıyoruz. Çoğu mekaniğin merkezinde asamız bulunuyor. Asanın çıkardığı güçlü ışıkla bulmacaları çözüyor, düşmanları kızartıyor ve tekneyle ilerlerken çeşitli engelleri aşıyoruz.
Maceramızın önemli bir kısmı denizde geçiyor ve sular öyle hiç de tekin değil. Ama dost ama düşman pek çok su canlısıyla karşılaşacağız. Görselliğiyle beni direkt yakaladığı için oyunda etrafı keşfetmek keyifli olacaktır diye düşünüyorum. Selfloss, şayet bir aksilik olmazsa, mis gibi bir handcrafted Aksiyon – Macera deneyimi sunmaya geliyor. 5 Eylül’de artık envai çeşit şeysini öğrendiğimiz İskandinav aleminin sularını da rahat bırakmıyoruz.
Bir sonraki Dürbün’de görüşmek üzere!













