Ahoy!
Ekim’den de gün almadan, direkt olarak Kasım’ın ilk Dürbün’ü ile karşınızdayım. Yılın en büyük oyunlarının geldiği ve hype derecesinin en sağlam olduğu aydayız. BOPS 6’dan şu ana kadar çok memnun kaldım mesela. Bayağı bir sonra, yaklaşık 2-3 yıl, COD MP tarafına geri döndüm. Feci özlemişim. Malum, Stalker bu ay geliyor ve sırf o yüzden yıllık izin kullanma planım var, ehe. Daha sonra bir yandan Phantom Liberty alıp CP77 evrenine geri dönmek istiyorum ama oyunu sıfırdan oynayıp bir de üzerine ek paket oynayacak vaktim maalesef yok. Artık 2025’in ilk hikayesi olacak gibi.
Yalnız bu sayıda kafam güzel gidip 6 oyun incelemişim. Bunun da sebebi Mirthwood. Ben bunu yazmış, hazırlamıştım Eylül’de. Sonra son anda bu aya ertelendi ve kaldı öyle. En son bu haftaki Dürbün’ü yazarken fark ettim ki, Mirthwood da hazır ve kenarda bekliyordu. E yazılmış oyunu kaldırmak olmaz. Çok daha fazla hype yaptığım haftalarda 5 kuralına hep bağlı kaldım ama gaz, gazdır. Azı, çoğu olmaz; salmak gerekir, ehe. O yüzden 6 tane oyumunuz olcek.
3-9 Kasım’da çıkacak oyunlar adeta Rogue-like festivali yaşatacak. Elimi attığım gibi bir rogue’a denk geliyorum. Ölüp ölüp dirildiğimiz türün dışında devam oyunlarıyla serilere ait yan yapımlar dikkat çekiyor: Lost Eidolons: Veil of the Witch, Teenage Mutant Ninja Turtles: Splintered Fate, Munch, Warlords Battle Simulator, Brighter Shores, Planet Coaster 2, Trash Goblin, ShapeHero Factory, Empire of the Ants, Run From Mummies, Metro Awakening, Atomic Picnic, Unrailed 2, Goat Simulator: Remastered ve Zephon.
Last Vanguard
İlk başta grafikleriyle ilgi çekiyor. Daha sonra da “Bu ney, WW1?” diyorsunuz ama alakası yok. LV, bir diktatöre karşı savaştığımız, Metroidvania türünün örneklerinden. El çizimi animasyonları ve savaşı betimleyen renk tonlarıyla cicili bicili türdeşlerinden biraz daha farklı duruyor. Erken erişim olarak yayınlanacak olmasına rağmen içerik açısından dolu dolu görünüyor. Ama oyunun özellikle son kısımları için EE süreci bekleniyor.
Haritada nereye ne zaman gideceğimize kendimiz karar vereceğiz. İlk başta 15 farklı silah alternatifimiz olacak Bu da oyun tarzımız için bolca seçenek demek. Yalnızca silahlar değil, bir sürü aktif ve pasif yetenekle de farklı oyun tarzları deneyebileceğiz. EE versiyonu, 26 adet bölüm sonu canavarı ile beraber yayınlanacak. Görünüşümüzü özelleştirme şansımız olacak. 5 Kasım için hava durumuna baktım; soğuk hava geliyor. Ona göre en sıcak tutan şapkayı takın.

IfSunSets
Uzun zamandır Hayatta Kalma türünde şöyle çıkar çıkmaz büyük teknik sorunlara sahip olacak, bol bol bug içerisinde yüzdürecek, içerik olarak vaat edilenden geride olacak bir oyun görmemiştik di mi? ISS (kısalttım valla) bende tam da bu izlenimi yaratıyor. Ama vaat ettikleri kısmı ve özellikle de teması heyecan yaratıyor. Ürkerek yaklaşsam da başarılı olmasını dilemiyor değilim. Sabahları kaynak toplayıp amelelik yapacağımız oyunda geceleri kaos yaşanacak. Sürüyle canavara ve yaratığa karşı halihazırda gündüzleri de mücadele verirken, karanlık basınca ölülerle de uğraşmak zorunda kalacağız.
Korsan temasına sahip olması oyunu benim için fazlasıyla ilgi çekici hale getiriyor. Silahıdır, zırhıdır, ekipmanıdır hepsi bu temaya uygun. Bu yüzden karakter özelleştirmek keyifli olacaktır. İnşa olaylarında bir numara yok. Türün klasik özellikleri var. Açın dünya keyifli duruyor yalnız. Keşif konusunda bizi teşvik edecek türden içeriklere yer vermişler. Bu da kös kös inşa et – savun – karakter kas rutininin dışında bayağı farklı bir uğraş sunabilir. Grafikler keyifli duruyor ama bu gibi oyunlarda fragmanlarla ilk çıkan versiyon arasında ciddi farklar olur o yüzden gaza gelmiyoruz. 5 Kasım’da dostları da çağırıp toplu biçimde “Ahoy!” çekiyoruz.

Mirthwood
Bir Life Sim ama bu sefer bolca RPG öğesi, savaş ve sandbox öğeleri var. Benim için de haftanın tek favorisi. Thrive, erken erişimde eksik biçimde çıkmasaydı yanına eklerdim. Klasik biçimde bir çiftlik sahibi olarak oyuna başlıyoruz. Stardew Valley tadında yavaş yavaş ürünleri ekip biçiyor, ticaret yapıyor ve işin çiftçilik kısmını bu şekilde huzur içinde yürütüyoruz. Diğer tarafta bir de oyunun açık dünyası var. 6 farklı bölgeye ayrılan haritada 3 adet şehir bulunuyor. Haritada takılırken haydutundan kurtadamına kadar her türlü düşmanla savaşıyor; bir yandan da hastalık ve soğuk gibi zorlayıcı etkenlere karşı mücadele ediyoruz.
Mirthwood, sosyal tarafta da bolca alternatif sunuyor. Şehirlerdeki insanlarla iletişim kuruyor, görev alıyor, aşk yaşıyor ve hatta gıybet yapıyoruz. Savaş sistemini beğendim. Ağırlığı var. Karakter geliştikçe farklı sınıflara yönelebilecek. Orta Çağ – Fantezi teması olması zaten ayrı bir albeni. Oyuna özel bir ekosistem oluşturulmuş “ dediklerine göre”. Bu sayede organik hikayelere ve özellikle rastgele olaylara denk geliyormuşuz. Rastgele öğeler yerine keşfi ödüllendiren ve sonunda sağlam hazineler bulduğumuz bir harita bizi bekleyecek. Bu da beni direkt Drova gibi “day one” kafasına sokuyor. 6 Kasım’da “filthy peasant!” nidalarına aldırış etmiyor; efendi efendi toprağımızı sürüyoruz.

Thrive: Heavy Lies The Crown
Son dönemde Koloni Sim & Şehir Kurma & Krallık Yönetimi üçlemesinden güzel örnekler görüyoruz. Hepsini oynayacak vakit ve kafa var mı? Elbette yok ama çok sevdiğim işler olduğu için bakmadan edemiyorum. Eskiden bu tür Settlers’ın sunduğu çerçevede dönerdi, çok severim. Yani şehri kurar, büyütür, korurduk. Ama son dönemde başta Civilization olmak üzere farklı oyunlardan da mekanikler karıştırılmaya başlandı, fena da olmadı. Yine tüm tedarik sistemiyle beraber şehri kuracağız, büyüteceğiz ama büyürken de alacağımız kararlar neticesinde dramatik değişimler yaşanacak.
Erken erişimde çıkacak olması ve hele hele final versiyonunun sadece %50’sini içerecek olması üzücü. Bu türde oyunları tam halleriyle deneyim etmek çok daha keyifli. Tüm oynanış, tek kişilik moda göre düzenlenmiş olsa da 4 kişiye kadar arkadaşlarınızla beraber takılabileceksiniz. Oyundaki bölgenin adı Nysamor. Gayet büyük bir yer olarak tasarlanmış. Burada krallığı büyütmek keyifli olacaktır. Toprakları fethederek büyüteceğiz ve savaş sistemi gerçek zamanlı olacak. Büyük haritada 4X mekanikleri yer alacağı için dosta, düşmana dikkat etmek şart olacak. 7 Kasım’da 1’e 4 kişi dalarak delikanlılığımızı gösteriyoruz.

Underground Garage
Konsept değişik ve geniş. Erken erişimde çıkması bu gibi oyunlarda ürkütücü olsa da altından kalkarlarsa ortaya bayağı bir keyifli iş çıkar. UG, adından anlaşıldığı gibi bir tuning uzmanını konu alsa da aslında bizi yarışlara da dahil etmesiyle daha fazla şey sunacak. EE versiyonunda baştan aşağı oynanabilir halde, tüm içerik sunulacak. Elbette seçenekler o kadar fazla olmayacak. 6 araç ve 6 motorla başlayacağız ve EE sürecinin sonunda bu sayı ciddi oranda artacak.
Oyunun “en gerçekçi araba simülatörü” iddiası eğer doğruysa başlangıçta 6 sayısı da üzmeyecek. Geliştiricilerin içerik olarak hedeflerinin altında kalma riski elbette var. Açık dünya, yarışlar, rastgele oluşturulan meydan okumalar, yeni yeni içerikler falan derken ufak bir ekip için yoğun bir geliştirme sürecinden bahsediyoruz. Ama firmanın ilk bu türdeki oyunu olmaması bu açıdan umut verici. Yarış kısmında belki biraz zorlanırlar ama gördüğüm kadarıyla açık dünyada gereksiz realizmden çok eğlence hedeflenmiş. He unutmadan, boya ve süs işlerinde detay seviyesi çok iyiymiş. Çok ince biçimde araç detaylarını oluşturabileceğiz. 24 Ekim’de pembe neonlu Doğan ile cihazı mahalle arasında son ses köklüyoruz.

Slitterhead
Simpsonlar’daki uzaylıları bildiniz? Hani Space Mutants adlı eski oyunda güneş gözlüğüyle fark edebildiğimiz dünya dışı yaşam formları? Heh işte hem onlara hem de Thing uzaylılarına benzeyen yaratıkları avlayacağız. Hyoki adında, tek amacı bu avı gerçekleştirmek olan bir yaşam formuna bürüneceğiz. Düşmanlarımız nasıl ki, insan formunda gizleniyorlarsa biz de insanları yönetip karşılık vereceğiz.
Konak diyebileceğimiz insanlardan bir diğerine geçe geçe aslında şehir içinde fast travel da yapıyor olacağız. Driver San Francisco geldi aklıma, ehe. Neyse, normal insanları kullanırken güçlerimiz kısıtlı olacak ama Rarity adındaki özel insanlar sayesinde Hyoki’nin güçleri katlanacak ve özel saldırılar yapacak. Farklı insanları kullanmanın avantajları, özellikle bir yerlere sızarken ortaya çıkacak. Çeşitlilik açısından bu mekaniğin üzerinde durmaları keyifli olur. 8 Kasım’da “Uzaylılar aramızda!!11!” diye çığıran komplo teorisyenlerini haklı çıkarıyoruz.

Bir sonraki Dürbün’de görüşmek üzere!










