Ahoy!
Aralık güzel geçecek demiştik ve özellikle bu hafta ile beraber sağlam ivme kazanıyoruz. He, bu bana ne gibi bir fayda sağlıyor? Sağlamıyor zira bu dönem yurt dışında en çok özendiğim şey, yabancıların Noel tatili oluyor. Herifler neredeyse bir ay, mis gibi karlı kışlı ortamda tatil yapıyorlar. Gezip, eğlenip, içip üstüne tercihen eve kapanıp backlog temizliyorlar. Ben ise yazları sıcak ve kurak, kışları sıcak ve yağışlı İzmir günlerinde halen çalışıyorum. Sıkıcı :(.
Deli dehşet hafta. 8-14 Aralık’ta çıkacak oyunlar arasında her telden bir sürü isim var ve ölçek olarak da, tür olarak da çeşitlilik çok iyi. Yıldızımız tabii ki Indy. Legacy of Kain Soul Reaver 1&2 Remastered, Mighty Morphin Power Rangers: Rita’s Rewind, Voin, Fast Food Simulator, MiSide, Shiren the Wanderer: The Mystery Dungeon of Serpentcoil Island, Kletka, Heat Death: Survival Train, Bloodshed, Slipgate ve Astrometica ise öne çıkanlar.
Stars in the Trash
Kedili ve daha doğrusu hayvanları yönettiğimiz oyunlara bayıldığım doğrudur. Evde sıkılıp kendisini sokaklara atan ve daha sonra belasını bulan bir kediyi yönetiyoruz. El çizimi, çizgi film tadındaki grafikleriyle bir değil birkaç adım önde başlıyor. Hem oyun içinde hem de ara sahnelerde oyun harika görünüyor. 80’lerin, 90’ların cartoon tarzı buram buram geliyor.
Genel oyun süresi 2-3 saat olacak. Buna aslında uzun süreli bir animasyon olarak bakabiliriz. Sokak macerasında birçok hayvan dostumuz oluyor. En büyük düşmanımız ise hayvan toplama görevlileri ki, bu tehlikeye hiç de hazır değiliz. Oynanışta kedi olmaya dair ne ararsanız var. Tırmanıyoruz, bir yerleri cırmalıyoruz ve insanlara sürtünüp purluyoruz. Çok uzun bir oyun süresi olmadığı için konsantre biçimde kedi olmaya dair ne varsa yaşıyoruz. 9 Aralık’ta yine, yeniden “Satın alma, sahiplen!” diyoruz <3.

Urban Strife
Klasik Sıra Tabanlı Strateji türünü severim. Jagged Alliance güzel seridir ve son oyunu da gayet iyi bir geri dönüş idi. Urban Strife da türün klasik mekaniklerine sıkı sıkıya bağlı olacak ve hatta JA’dan bolca esinlenecek. Kıyamet sonrasının favori düşmanı zombiler, en büyük tehdidi oluşturacak. Yetmeyecek, çeteler ve diğer fraksiyonlar da karşımıza çıkacak. Oyunun genel yapısı yalnızca taktik savaşlara değil hikaye odaklı RPG öğelerine de ev sahipliği yapacak. Hikaye boyunca farklı NPC’lerle de karşılaşacağız ve sorunlarına çözüm sunacağız. STS mekaniklerinin yanında Hayatta Kalma türüne de selam çakacağız ve ele geçirdiğimiz bölgeleri geliştirip kaynak üreteceğiz.
Unreal Engine kullanılması teknik tarafta oyunun elini güçlendiriyor. Gerçekçi balistik hesaplamalar, efektler ve görsel çeşitlilik, tür için fazlasıyla yeterli duruyor. En çok mutlu eden konulardan biri de silahların klasik, günümüz alternatiflerinden seçilmesi. Öyle uçuk kaçık lazerler, plazmalar yok. Hepsinin de hesaplamaları ve etkileri gerçekçi olarak yansıyacak. Tek tek vücut parçalarını hedefleme şansımız bulunacak. Yalnızca menzilli silahlarla saldırmayacağız. Yakın dövüşte de her şeyi savurabileceğiz. Türün genel yapısına uygun bir savaş sistemi bulunacak ama modern dokunuşlarla sunulacak. Zombiler için farklı bir sistem düşünülüyor. Erken erişimde yayınlanacak olan oyunun yol haritası şimdiden belli ve ilk halinde oyunun kabaca yarısına sahip olacak. 1 sene civarında bir erken erişim süreci planlanıyor. 10 Aralık’ta Walking Dead özleyen bünyeler bayram edecek.

Indiana Jones and the Great Circle
Zamanında çok fazla Indiana Jones oyunu oynadım hatta oyun dünyasında Indy ile tanışmam direkt Fate of Atlantis’e dayanır. Genelde en iyi Indy oyunları Poıint & Click Adventure türündeydi ancak Aksiyon olarak iyi örneklere de denk geldik. Great Circle, uzuun bir süre sonra gelen ilk Indiana Jones oyunu olacak ve AAA kategorisinde olması farklı bir heyecan yaratıyor. Wolfenstein serisinin başarısı sonrasında markanın bu gibi maharetli ellere bırakılması hoş detay. Wolfenstein, genelde pür bir aksiyon oyunuydu fakat bu sefer ön planda gizlilik, keşif ve bulmacalar olacak. Aksiyon kısımları da MG kalitesinde, keyifli görünüyor. Bölüm tasarımları açısından umudum yüksek. Bu da farklı tarz deneyen stüdyonun altından kalkabileceği bir konu. Her ne kadar “modern audiences” muhabbeti burada da olsa da IP’nin içine sıçmayacaklarını umuyorum.
MachineGames’in en büyük oyunu olacak ve 4 saatlik ara sahneleriyle beraber Kojima’ya selam çakacak. Kamçımız elbette en büyük silahımız olacak ve çok efektif kullanılmış gibi duruyor. Kamçıyı hem bir yerlere erişmek hem de düşmanlara karşı saldırı veya dikkat dağıtma amacıyla kullanacağız. Indy, Rambo olmadığı için saklanarak ilerleyeceğimiz çok fazla sekans bulunacak. Mekan alternatiflerinde cömert davranıldığı için birçok farklı lokasyonu ziyaret edeceğiz. Uzun bir oyun olacak demiştik. Kutsal Hazine Avcısı olarak, buralarda onlarca gizli yer olacağını söylememe gerek yoktur. Raiders of the Lost Ark ve The Last Crusade arasındaki zaman diliminde geçeceği için üçlemeyi tekrar izlemek şart. Diğer filmleri sallayın, ehe. Game Pass’e ilk günden geliyor. 9 Aralık’ta şapkayı kaybetmemeye dikkat; onsuz olmaz <3.

Swordhaven: Iron Conspiracy
Her ne kadar Indy canımız, ciğerimiz olsa da ve oyunu deli gibi oynayacağımı bilsem de duyurulduğu andan itibaren merakla beklediğim bir oyun ve bu haftanın hype şampiyonu. Ama bak her anlamda beni kendisine çekti. Bir kere eski Infinity Engine oyunlarını yani Baldur’s Gate, Icewind Dale gibi efsaneleri örnek alıyor. Geliştirici ekip, Atom RPG’yi geliştiren elemanlar. Bu açıdan da umudum yüksek. Fakat erken erişim süreci bayağı bir uzun sürecek ve 1.5 senelik bir süreç öngörülüyor. Bu da biraz üzmedi değil.
Karşımızda klasik bir CRPG olacak. Sınıf sistemi olmadan karakteri geliştireceğiz. Böylece her bir karakterin benzersiz bir build’i olacak. Savaş sisteminde oyuncular kısıtlanmayacak. Sıra tabanlı ya da real-time with pause (RtWP) alternatiflerinden birini seçebileceğiz. RtWP, bildiğiniz gibi Baldur’s Gate 1 ile hayatımıza giren ve gerçek zamanlı olup istediğimiz an zamanı durdurup kritik hamleler yapabildiğimiz sistemdir. Tamamen hand-crafted biçimde tasarlanacağı için oyun dünyasını keşfetmek ayrı bir keyif verecektir. Arayüze vurgu yapılmış; beğendim zira bu tür için çok önemlidir. S:IC, hem arayüz hem de grafikler açısından şimdiden gayet iyi duruyor. Erken erişimde yine yol alacaktır. 1.5 yıl uzun bir süre olsa da çıkış fiyatına göre erkenden kütüphaneye ekleyebilirim. 11 Aralık’ta önce Atom RPG’yi bitirsem iyi olacak, ehe.

The Spirit of the Samurai
2D Souls-like, stop-motion animasyonlarla beraber harika bir görsel tasarım, 3 farklı karakter ve bolca fantastik öğe. SotS saf bir Aksiyon – Macera oyunu ve hikayesi Japon mitolojisinden esinlenecek. Oyunun görsel dili kesinlikle nefis ve animasyonların etkisi bu lezzeti birkaç kat güçlendiriyor. Ayrıca karanlık temaya sahip olmasının yanında bu temaya uygun biçimde düşmanları üzerimize atması da bir artı.
Üç karakterden birisi samuray, öteki ruh ve diğeri de kedi. Bu kadar farklı tipteki karakterlerin oynanışı zenginleştirmesini umuyorum. Yalnızca savaş değil platform öğeleri de olacağı için özellikle kedimizin çevikliğine ihtiyaç duyacağız. Her bir karakterin özel saldırıları ve güçleri olacak. Savaş mekaniğinin temelini kombolar oluşturacak. Hızlı saldırılarla bu komboları birbirine bağlayacağız hatta kendi kombolarımızı oluşturacağız. Dinamik yapay zekanın bizi adil biçimde zorlaması hoş olur; buna göre vurgu yapılmış. 12 Aralık’ta samuray, kedi ve kutsal ruh misali takılmaca.

Bir sonraki Dürbün’de görüşmek üzere!









