Otun bokun kapatıldığı, erişim yasağı getirildiği ve bomboş bir kitlenin de buna sevindiği boktan bir haftadan sonra neyse ki, en azından Instagram açıldı. Kendim hiç sevmem ve kullanmam ancak niye kapatılsın? Diğer tarafta Roblox olayı tamamen facia. Tek haneli IQ’ya sahip ebeveynlerin çocuklarını kontrol edememelerinin ceremesini niye bilinçli kullanıcılar çeksin? Bak, Roblox’la da işim olmaz ama ortada onun da kapatılması için geçerli bir sebep yok. Yobazlar kapatılsın bunun yerine. Olacak O Kadar gibi olduk lan. Hadi oyunlara dönelim.
Bu hafta da tıpkı geçen hafta gibi tam bir bağımsız oyun festivali tadında. Ancak ondan daha bir hareketli. Çıkacak oyunlardan favorim Intravenous 2. Sins of a Solar Empire II (Steam’e geliyor.), Desvelado, The Crimson Diamond, Castaway ve Just Crow Things ise “dikizleyemediklerim”.
11-17 Ağustos’ta Çıkacak Oyunlar
Love, Ghostie
Bir Eros olmadığımız kalmıştı, ehe. Çöpçatanlık yapan sevimli bir hayaleti canlandırdığımız Love, Ghostie’de ilk dikkatimi çeken şey grafiklerin tatlılığı oldu. Perili bir köşkte değil de binadayız; binaya bu sıfatın takılmasına sebep olan hayaletlerden biriyiz. Standart hayalet hareketleriyle – işte duvarlardan geçmedir, görünmez olmadır – bina sakinlerinin özel hayatlarına dahil oluyoruz.
Özel hayatlarından edindiğimiz bilgilerle bina sakinleri için çeşitli buluşmalar ayarlıyoruz. Oyunda herkes bekar olsa gerek bu arada: Çevrede 60’tan fazla eşleşme kombinasyonu yapabileceğimiz kadar fazla kişi oturuyormuş (Ortalama kişi sayısını hesaplayamadım, matematik pert…). Uygun gördüğümüz kişilerin evlerine ufak dokunuşlar yapıyor, kafalarına girmek için çeşitli mini oyunlar oynuyor ve günün sonunda onları birleştiriyoruz. Love, Ghostie, tam bir Yönetim Simülasyonu oyunu olsa da öyle çok derine inmeyi gerektiren bir yapıda değil. Daha çok “yayıla yayıla oyna” kafasında. 14 Ağustos’ta Casper’a “La bana birilerini ayarlasana <3.” demek için yanaşıyoruz.
Intravenous 2
Artık klasikleşmiş bir şekilde, ben daha ilkini doğru düzgün oynayamadan ikincisi çıkan isimlerden bir yenisi daha… İlk oyunda güzel bir sandbox yapı vardı. İkinci oyunda da bunu iyice geliştirip üzerine seçimleri ve hikaye anlatımını eklemek istemişler. Oyun motoru yine aynı ama özellikle oynanış tarafında çeşitli geliştirmeler yapılmış. Hikaye anlatımı ise çift ana karakterle güçlendirilmiş.
Daha önce yanlış hatırlamıyorsam mutator olan bullet time özelliği, karakterlerden birinde yerleşik olarak gelecek. Silah ve ekipman yelpazesi ciddi oranda genişleyecek ve bununla birlikte silahları modifiye edebileceğiz. Yetenekleri de yine kendimize göre ayarlayabileceğiz. İlk oyunda da illa gizlilik diye tutturan bir yapı yoktu ama bu sefer her türlü oyun tarzı daha da tatmin edici olacak. 15 Ağustos’a kadar Intravenous’u bitireyim bari de şu döngüyü bir kırayım.
Gourdlets
Arkaya “Domates Biber Patlıcan” açmanızı gerektirecek bir oyun Gourdlets. Çünkü bir Şehir Kurma oyunu olsa da halkımız sebzelerden oluşuyor. En önemli şeyi baştan söyleyeyim: Oyunda bir para birimi ya da nihai bir amaç yok. Aksine en büyük engel, kendi tatmin seviyemiz olacak. Ama neyse ki şehir planlamamızı en iyi hale getirebilmek için düşünecek bayağı zamanımız olacak. Çünkü halk ne yaparsak yapalım memnun oluyor.
Oyunun casual ve “zorlamayan” bir yapıda oluşu aldatıcı olmasın. Çünkü kasabamızı inşa ederken coğrafi ögelere kadar oynama yapabiliyoruz. Çok çeşitli bir bina yelpazesi var. Tek tek her bir binayı ve kasaba sakinini özelleştirebiliyoruz. Binaların dışı kadar iç dekorasyonunda da söz sahibiyiz. Kasabayı büyüttükçe halk da etkileşimini artıracak ve etrafta farklı farklı aktiviteler yapacak. Son olarak, oyunun idle halde akmaya devam etmesi güzel; bir şeylere bakarken 1-2 bina dikip tekrar işimize geri dönebiliyoruz. 15 Ağustos’ta “hıyar gibi bir halk” kavramını gerçeğe dönüştürüyoruz, ehe.
Arco
Hikaye anlatımına son derece önem veren ve seçimleri konunun merkezine yerleştiren bir Western macerası. Hafiften doğaüstü bir yönü de yok değil. Arco, genel sistemleri açısından klasik bir Taktiksel RYO. Upgrade sisteminden tutun da farklı farklı yeteneklere sahip karakterlere kadar her şey alıştığımız şekilde. Ama oyun iki konuda kendisini türdeşlerinden ayrıştırıyor.
Birincisi, Arco bayağı hikaye odaklı ve seçimler oyunda önemli bir yer tutuyor. Dört adet kahramanımız var. Bu elemanlar farklı farklı bölgelerde türlü kişiyle karşılaşıyor, çete savaşlarına giriyor. Oyun, bütün bunlar olurken de bize hikayede gidebileceğimiz değişik yollar sunuyor. Diğer önemli nokta ise savaş sisteminde. Oyunda klasik bir sıra tabanlı sistem yok. Bunun yerine yarı gerçek zamanlı yarı sıra tabanlı orijinal bir savaş sistemi tasarlanmış. Gayet de keyifli duruyor. 15 Ağustos’ta gölgemizden hızlı silah çekemiyoruz çünkü hava hala çok sıcak.
Knights of the Road
Knights of the Road, “temiz bağımsızlardan” biri ve Captain America sevenlerin direkt üstüne atlayacağı türden bir isim. Karakterimiz, bir hırsız ve yağmacı. Yollarda pusu kurup yolcuların değerli mallarının üstüne konan bir tip. Yanında da sadık bir perisi var ve bu peri, şekil değiştirip kendisini sağlam bir kalkan haline getiriyor. Kalkan ise savunmanın haricinde Cap olarak da kullanılıyor; yani atıyorsunuz ve fiti fiti geri dönüyor.
Oyunun neredeyse tüm mekanikleri kalkanın üzerine kurulmuş. 2D Platform türündeki KotR, bolca vurdu kırdı içerecek ama kalkanın manevra kabiliyeti sayesinde akrobatik hareketler de yapabileceğiz. Kalkanı ne kadar akıllıca kullanırsak, daha yüksek ya da uzak yerlere de bir o kadar kolay ulaşabileceğiz. Etraftan topladığımız paralarla zırh ve dirilme hakkı satın alacağız. Genel mekan ve düşman çeşitliliği de fena değil gibi. 17 Ağustos’ta zenginden de fakirden de alıp direkt cebe atıyoruz.
Bir sonraki Dürbün’de görüşmek üzere!














