Yazar 19:00 Dürbün

Dürbün: 23-29 Haziran’da Çıkacak Oyunlar

Dürbün’ün yeni sayısı, içerisinde Riven ve Until Then gibi 23-29 Haziran’da çıkacak oyunları barındırıyor.

Olm çok sıcak lan. Gereksiz. Küresel ısınmayı falan çok kafaya taktığımdan değil, zira daha sıcak haziran ayları da yaşamışız ama yine de buna denk gelmeyeydik iyiydi. Daha önümüzde temmuz ateşi var. Neyse işte, evde oturup oyun oynamaya bahane. “Gel la iki bi şey içek” diyeni reddetme lüksümüz de mi olmasın?

Bu hafta, çıkacak oyunlar açısından genel anlamda sakin ve tırt. Dürbün için fena içerik çıkmadı bak ama tam “Ay sonu abey, para kalmadı…” minvalinde bir haziran bitimi oldu. Bu bir yandan iyi tabii, zira yaz indirimleri başlayacak. Oyunları dolarlı dolarlı alırız artık.

23-29 Haziran’da Çıkacak Oyunlar

Riven

Riven’ı bayağı bir eski topraklar bilir: Myst’in devam oyunu olarak Cyan Worlds tarafından geliştirilen ve aşırı özgün bir Adventure oyunu. Herifler 25 sene sonra “Hele şunun bir remake’ini yapalım.” diye düşünüp, Riven’ı sıfırdan inşa etmişler. Üstüne oyuna yeni içerikler de eklemişler. Daha önce de benzer şekilde Myst’i yeniden yapmışlar ve VR desteğiyle piyasaya sürmüşlerdi. Benzer mantık burada da işleyecek.

Riven

Elbette ilk olarak grafikler elden geçmiş. VR kısmı da farklı bir deneyim sunacaktır. Oyuna serbest dolaşma özelliği getirilmiş. Minik gibi görünen ama aslında oyunun süresini eğlenceli biçimde uzatacak bir özellik. Son olarak Myst evrenine uygun yeni içerikler eklenmiş. Bunlara hem hikaye anlatımında hem de bulmacalarda rastlayacağız. 25 Haziran’da tatil sonrası depresyonunu bolca denizli, güneşli mistik ortamlarda atlatıyoruz.

Frogun Encore

Yav ben daha ilkini oynayamadan hikayeyi devam ettiren ikinci oyun geldi. Encore’u oyun olarak tanımlıyorum çünkü tekli satılıyor. Ancak tam anlamıyla bir oyun değil, daha çok ek paket gibi. Ama DLC diye nitelendirilecek kadar sığ da değil. Hikaye, ilk oyunun kaldığı yerden devam ediyor. Ve bununla beraber güzel yenilikler de Frogun dünyasına ekleniyor.

Frogun Encore

Co-op desteği bunlardan ilki. Local co-op destekleyecek olan Encore’da iki karakterden birini seçip arkadaşınızla tüm oyunu beraber oynayabileceksiniz. İlk oyunda yalnızca beraber kapışma modları vardı. Bir önemli gelişim de hareket tarafında olacak. Halihazırda bolca olan atlama – zıplama hareketleri hem daha akıcı olacak hem de yeni özel manevralarla desteklenecek. Bununla birlikte Encore’da toplanabilecek öge ve gizli alanların sayısı artıyormuş. Bölüm sonu canavarlarının da boyutu büyüyormuş. 25 Haziran’da kankanızla beraber “Güççük Kurbaa” şarkısını mırıldanmaca.

Until Then

Visual Novel sevdiğim bir tür değil ama farklı türlerdeki ilgi çekici isimleri sırf bu yüzden Dürbün’e almamak da olmaz. Şimdi, Until Then’i görsellik olarak beğendim bir kere. Retro tarza Uzak Doğu – bu sefer Filipinler – acayip yakışıyor. Visual Novel olmasa, RPG falan olsa cup diye atlardım. Öğrenci olup derslere girdiğimiz, bir yandan da günlük hayatımızı sürdürdüğümüz yapısıyla hafif bir Persona esintisi taşıyor. Ama türler farklı tabii ki. Normal bir öğrenciyken hayatımıza biri giriyor ve ortalık karışıyor: İnsanlar hafızalarını kaybediyor falan. Bu gizemli hikayeyi keşif yolunu da seçimlerimizle biz belirliyoruz.

Until Then

Oyunun ironik biçimde belki de en çok ilgimi çeken kısmı, gerçek hayata dair çok ufak detaylara odaklanması. Normalde ejderha olsun keseyim, aksiyon olsun gideyim, at olsun bineyim kafasındayım. Until Then’de ise arkadaş ilişkileridir, “Neden benim paylaşımımı beğenmedi?” dertleridir, sosyal medyadır, hayatın akışındaki rutin olaylardır, okul ortamıdır vs. derken tüm konu bunlar olacak. Hatta mini oyunlar bile bu şekilde işleyecek. Türünden ötürü belki yine oynamayacağım ama bir baktırdı kendine, yalan yok. 25 Haziran’da da ders zili mi olur lan!

My Museum: Treasure Hunter

Farklı bir konsept. Büyükbabamızdan miras kalan bir müzemiz var ve bunu para kazandıracak bir yere dönüştürmek istiyoruz. Müzeyi işletecek, ziyaretçi çekecek eserlerin peşine düşecek ve en başta da bu eserleri restore edeceğiz. Oyunda hem eserlerin hem de müzenin onarım işlerine bolca girişeceğimiz için, bir yerleri tertemiz yapmayı seviyorsanız, oyun tam sizlik duruyor.

My Museum: Treasure Hunter

Oyunun basit gibi görünen ama yeterli çeşitlilik sunulursa keyifli olacak bir döngüsü var. Şöyle: Müzeyi toparladıktan sonra dünyanın farklı yerlerinde keşiflere çıkıyoruz ve burada eser kovalıyoruz. Bulmaca mekanikleriyle desteklenmiş bu sekanslar. Sonra bulduğumuz eserleri temizliyor, restore ediyor ve sergilenmeye uygun hale getiriyoruz. Daha sonra da açtığımız sergilerden gelir elde edip, yeni eserlerin peşine düşüyoruz. Burada hem eser bulma hem de restore mini oyunlarında bolca alternatif olması lazım ki, sıkıcı bir döngü oluşmasın. Oyunda Türkçe dil desteği de mevcut bu arada. 25 Haziran’da gezegenin farklı köşelerinden eserleri çalıp çalıp kendi müzemizde sergiliyoruz; maksat İngilizler kıskansın, ehe.

NeoSprint

Yav çok severim bu türü. Amiga döneminde zibilyon tane, hem de taş gibi örneği vardı. Son yıllarda yine güzel isimler çıktı ama ya çok oyunculu kısma odaklandılar ya da tekdüze modlara sahiptiler. Heh, işte NeoSprint bu yaraya parmak basıp senaryo modu da sunuyor. Senaryodan beklentim öyle ahım şahım bir şey değil bu arada. Ama tek kişilik, belli bir gelişim hissi veren ve “skirmish” tadında olmayan bir mod benim için yeterli.

NeoSprint

Oynanış, klasik izometrik arcade yapısında olacak ama otomobile “göt attırmak” gibi işlere de dikkat etmemiz gerekecek. Oyunun üstünde bayağı bir durduğu diğer konu ise harita editörü. Editörde kendi pistlerimizi oldukça detaylı bir biçimde tasarlayıp, diğer oyuncularla da paylaşabilecekmişiz. 9 farklı araç tipi ve senaryo harici modlar da NeoSprint’in diğer güzellikleri. 27 Haziran’da Amiga’dan Skidmarks aşkına gaza geliyoruz. Ne oyundu la, pek özledim <3.

Bir sonraki Dürbün’de görüşmek üzere!

(Visited 33 times, 1 visits today)
Kapat