Yazar • 16:33• Dürbün

Dürbün: Ocak’ta Çıkacak Oyunlar (2026)

Ocak’ta çıkacak oyunlar listesi bayağı bir sakin. Yani beni çok yormayan bir Dürbün olacak. Zira midem ayrı, burnum ayrı, başım ayrı error veriyor, ehe.

2026 Ocak'ta Çıkacak Oyunlar

Ahoy!

Yeni yılın ilk Dürbün’ünden merhaba! Kusura bakmayın, bu aralar bronşitiydi dizanterisiydi derken hastalıktan kurtulamadım. O yüzden doğru düzgün sesim de çıkmadı fakat yine boş durmadım, çokçana oyun oynadım. Bir de neyse ki, Ocak’ta çıkacak oyunlar listesi bayağı bir sakin. Yani beni çok yormayan bir Dürbün olacak. Zira midem ayrı, burnum ayrı, başım ayrı error veriyor, ehe.

Bu ayın benim nazarımda en önemlisi, aşağıda da bolca gereksiz hype’ını okuyacağınız Vampires: Bloodlord Rising olacak. Dürbüne ilk iki oyununu oynamadığım için dahil etmediğim Pathologic 3 ise ayın önemli isimlerinden. Cairn için ise umutlarım fazlasıyla yeşil yeşil. Zaten kapaktaki yerini de aldı.

  • DuneCrawl (05 Ocak 2026)
  • Havenhold (05 Ocak 2026)
  • Past Fate (07 Ocak 2026)
  • Oddcore (07 Ocak 2026)
  • Kejora (08 Ocak 2026)
  • Pathologic 3 (09 Ocak 2026)
  • Quarantine Zone: The Last Check (12 Ocak 2026)
  • Kotama and Academy Citadel (14 Ocak 2026)
  • MaSzyna (14 Ocak 2026)
  • Craftlings (15 Ocak 2026)
  • Super Chipflake Ü: Quest for the Uncooked Schnitzel (18 Ocak 2026)
  • Blightstone (20 Ocak 2026)
  • Lort (21 Ocak 2026)
  • SEGA FOOTBALL CLUB CHAMPIONS (21 Ocak 2026)
  • Tailside: Cozy Cafe Sim (21 Ocak 2026)
  • Breath of Life (22 Ocak 2026)
  • The Gold River Project (23 Ocak 2026)
  • Escape from Ever After (23 Ocak 2026)
  • Shadows of Soldiers (30 Ocak 2026)

Craftlings

Lemmings… Çocukluğuma anlam katan oyunlardandı. Ufacık bir veletken bile harika oynanışı sayesinde bana nefis bir tatmin duygusu yaşatıyordu. Craftlings de Lemmings’i örnek alan tarzıyla başta biz 40 yaş üstünü hedefliyor. Fakat kendi dokunuşlarını bayağı bir heyecan verici şekilde ortaya koymuş. Çok fazla türü karıştırıp çorba yaptıklarını düşünmüyorum; bu sayede çok güzel geri dönüşler alabilirler.

Craftlings, temelde direkt kontrol edemediğimiz karakterleri koruyup kolladığımız ve yol gösterdiğimiz bir oyun olacak, evet. Fakat otomasyon ve şehir kurma türlerinden de öğeler barındıracak. Yani sadece bulmaca öğeleri değil, bunun yanında üretim odaklı planlamalara da ihtiyaç duyacak. Her bir karakteri farklı işlere yöneltip kaynak toplatacak ve köyün gelişmesini sağlayacağız. Bir yandan da ekonominin akması için gereken materyallere odaklanacağız. Hatta savaşçı bile yetiştirip düşman pataklayacağız. Bölümlerde birçok coğrafi engel bulunacak. Buralar da işin bulmaca kısmını besleyecek. Aynı şekilde birçok kaynağa ulaşmak için insan ve eşya kaynağını doğru yönetmeliyiz. 15 Ocak’ta SuperLem özlemini giderebilecek miyiz acaba? Çok severdim <3.

Earth of Oryn

Normalde daha önce Dürbün’de incelediğim bir oyunu tekrar “davet etmeyi” uygun bulmuyorum fakat hem eski konseptte bakmıştık hem de o zamandan bu zamana çok daha fazla bilgi geldi. Bu yüzden ara ara yapalım bunu. Kararların büyük yer tuttuğu bir Şehir Kurma oyunu EoO. Orta Çağ teması, bu tür için en sevdiğim tercih. İnşa sisteminin modüler olmasıyla binaları birleştirip benzersiz mimariler ortaya çıkarma imkanımız var. 

Oyunda birden fazla mekanik bulunacak. Şehir kuralım, şehrin ihtiyaçlarını karşılayalım, üretim mekanizmasını işler hale getirelim, halkı mutlu edelim, iklim koşullarına dikkat edelim ve şehri savunalım. Tüm bunları uzun vadeli doğru planlar çerçevesinde hayata geçireceğiz. Earth of Oryn, erken erişimde yayınlanacak ve bu versiyon henüz oyunun erken safhalarına sahip olacak. Bu yüzden gelişim sürecini beklemeyi sevmiyorsanız ilk etapta tavsiye etmem. Fakat erken erişime sabredebilirsek, güzel şeyler çıkacak gibi. 19 Ocak’ta Anno için indirim beklerken ufak ufak gaz alacağız.

MIO: Memories in Orbit

Eğer bunamadıysam bayağıdır Metroidvania eşelemedim. Eski bölümlere de bakmaya üşendim şimdi, ehe. MIO, ilk başta grafikleriyle “ow” dedirten cinsten. MIO adındaki bir androidi canlandırıyoruz. Vessel adındaki devasa gemide uyanıyoruz. Gemi bitik halde ve tüm sistemleri “fail” durumda. Bununla da kalmamış, içerideki robotlar da asileşmiş. Ne olduğunu çözmek zorundayız ve bir yandan da gemideki dost canlısı robotları kurtarmalıyız.

Düşman çeşitleri yalnızca robotlar olmayacak. Sistemlerin çökmesiyle bitki örtüsü her yeri ele geçirmiş ve organik düşmanlar türemiş. MIO’da toplamda 30 çeşit düşman ve 15 boss yer alacak. Geniş bir harita tasarlanmış ve hızlı hareket kabiliyeti memnun edecek cinsten. Kanca ile tutunarak uzak mesafelere erişebileceğiz. Bunun yanında tıpkı bir örümcek gibi duvarlara yapışacağız. Karakterimizi oyun tarzımıza uyacak şekilde geliştireceğiz. Bir yanımızı zayıflatıp diğer yönümüzü güçlendirebilir veya kancayı bir kamçı gibi kullanabiliriz. Yetenekler ne kadar çeşitli olursa bu düşman zenginliği o kadar keyif verir. 20 Ocak’ta grafiklerden gözümüz kamaşmaz ise hayatımıza android olarak devam edeceğiz.

Cairn

Bak şimdi: Normalde tek işi yaptığımız oyunlar dikkatimi çekecek bir konseptte değil “gibi”. Fakat Haven ve Furi’nin geliştiricisinin ellerinden çıkıyor oluşu bir dikkat sebebi. Bunun da ötesinde Cairn, çok ince detaylar barındırıyor. Kami adındaki koca bir dağa hem de istediğimiz rotada tırmanacak oluşumuz başlı başına bir “Oha” sebebi. Hand-crafted olarak tasarlanmış, dikine ve ölümcül bir yol demek bu.

Hikaye, aslında çok temel bir dürtüyü konu alıyor: Keşif. Daha önce hiç tırmanılmamış olan zirveye ilk çıkan kişi olmak istiyoruz. Fakat Kami, oyunu gerçekçi bir tırmanış simülatörüne çevirecek kadar zorlu bir dağ. Bu yüzden işin içine bolca planlama ve hayatta kalma öğesi girecek. Kontroller basit fakat uygulama o kadar da kolay değil. Yol bulunca malzemeleri ve kaynakları doğru kullanmamız gereken birçok an olacak. Ayrıca zirveye çıkarken farklı kişilerle de yol arkadaşlığı edeceğiz. Grafiklerin nefis göründüğünü de son olarak eklemeliyim. 29 Ocak’ta tam da kışın ortasında yükseklerin soğuğu içimize işleyecek.

Vampires: Bloodlord Rising 

Şaka maka bu ayın en çok merak ettiğim ismi olabilir. Hatta bakın abartmıyorum, Vampire: The Masquerade – Bloodlines 2 bile bu kadar hype yaratmadı (sonu da iyi olmadı gerçi). Her bir fragmanında efil efil eurojank esintisi geliyor. Kusursuz bir odunsuluğun yanına emsalsiz mekanikler eklediğinizde tertemiz bir eurojank elde ediyorsunuz. Benim de V:BR için beklentim bu yönde. Muhtemelen tam bir “chad” edasıyla oynayacağım kendisini. Öyle bir gurur, öyle bir tatmin. Yalnız optimizasyonun yerlerde olacağına eminim zira sistem gereksinimleri inanılmaz. 

Yontulmamış taraflarını göz ardı edersek, mekanik açısından ciddi zengin bir oyun olacak. Öncelikle oyun Türkçe dil desteğine sahip. Üstüne bir de co-op olarak da oynanabiliyor. Vampir lordu sıfatımızla köye dadanacak, yıkılmış şatomuzu yeniden ayağa kaldırmaya çalışacağız. Şato çekirdeği ne kadar çok kanla beslenirse o kadar çok yeni bölgeye erişimimiz olacak. Emiklediğimiz köylüleri sadık hizmetkarlara dönüştürüp avcılık, toplayıcılık, üretim gibi zottirik işleri onlara çakacağız. Şatoyu dilediğimiz gibi inşa edebileceğiz. Keşif tarafında aristokrat, vampir ve yarasa formları arasında yapacağımız geçişler önemli yer tutacak. Oyunun RPG yükünü taşıyacak olan yetenek ağacı yeterli gibi duruyor. Ayrıca düşman tiplerinin genelde engizisyon üyeleri olması, aksiyonu keyifli kılacaktır. 30 Ocak’ta tabuttan fırlıyoruz, yeter yattığımız.  

Bir sonraki Dürbün‘de görüşmek üzere!

(Visited 13 times, 1 visits today)
↑
Kapat