Dave the Diver açıp, klimayı kökleyip, sağlam da bir alkollü kokteyl alıp tüm gün yayılmayı o kadar arzuluyorum ki… Gönül isterdi gerçekten: Sürekli dalayım, tekneye çıkayım, bir şeyler içeyim falan. Ama takdir edersiniz ki South Beach’te yaşamıyoruz ve iş çıkışı bronz tenimizle denize atlama imkanımız pek yok… Bundan dolayı “Ay ben yaz insanıyım <3.” diyen herkesin, affedersiniz, kafasına sıçam.
Bu haftanın menüsü doyurucu seviyede. Tamamen indie kafasında bir hafta geçireceğiz; büyük yapım hiç yok. Dürbün’dekilerin dışında Abathor ve Elder Legacy radarıma giren isimler. EL biraz patlamaya müsait gibi ama hiç de belli olmaz.
21-27 Temmuz’da Çıkacak Oyunlar
Veritus
Kendisinden o kadar bihaberdim ki, iyi çıkarsa cidden güzel bir sürpriz olur. Veritus, ilk Zelda oyunlarından ilham alan ve buram buram retro kokan bir Aksiyon – RYO. Gölge Tanrısı Veritus’un şatosunda geçecek olan oyunda, her bir bölümde hareket kabiliyetimize dayalı sürüyle bulmaca bulunacak. Ayrıca oynanışta farklı mekaniklerin kullanıldığı mini oyunlara da yer verilecek.
Oynanış, türe aşina olanlar için klasik yapıda. Yani basit aksiyon ve zıplama – hoplama hareketleri var. Ama grapple gibi farklı aparatlar da işi farklılaştıracak. Maceramız boyunca kamp yapabileceğimiz farklı alanlar keşfedeceğiz. Burada üretim başta olmak üzere ekipmanlarımız için faydalı geliştirmeler yapacağız. NPC’ler de bu kamplarda bulunacaklar ve bize yardımcı olacaklar. Bu arada Veritus, Prodigal’ın devam oyunu. Ama ilk oyunu oynamasanız da olur(muş). 22 Temmuz’da “Gölgelerin gücü adına!” diye çığırıp daha sonra da tanrısından dayak yiyip oturuyoruz.
Cataclismo
Derin bir oyun bak. Bir yandan neredeyse tuğlasına kadar koca kale inşa et. Diğer yandan kaynakları yönet ve bitmek tükenmek bilmeyen düşmanlara karşı ayakta kal. Hafiften Stronghold’a benzemiyor da değil ama Cataclismo elbette tamamen farklı bir konsepte sahip. İnşa mekaniği oyunun en büyük albenisi olsa da başta senaryo modu olmak üzere bu mekaniği destekleyecek unsurların olması gayet iyi. Daha fazlası için ise bir süre bekleyeceğiz çünkü oyun erken erişim olarak çıkacak.
Gece – gündüz döngüsünün bir anlamı olacak. Gündüzleri keşif için ekipler görevlendirecek ve kaynak toplamaya çalışacağız. Geceleri ise azgın kitleler halinde gelen düşmanlara karşı kaleyi savunacağız. Sabah saatlerinin hikaye anlatımı için de bir altlık oluşturduğunu videolarda fark ettim. Oyun ayrıca görsel anlamda çok etkileyici olmuş. Geliştirici ekip, daha önce The Mageseeker: A League of Legends Story ile karşımıza çıkmıştı. 22 Temmuz’da kaleye Muslera’yı koyuyor ve arkamıza yaslanıyoruz, ihi.
Conscript
Bizim Mandalı bunu farklı farklı yerlerde anlatmış olabilir ama oyun güzel; burada da yer alacak elbette. Bir kere bu gözler pikseldir, retrodur görünce ayrı bir açılır. Dolayısıyla ilk olarak oyunun görünümü beni etkiledi. WW1 dönemini oyunlarda pek sevmem ama Conscript’in türünün Survival Horror olması defansımı kırdı. Zira WW1 dönemine korku acaip yakışıyor. Oyunun Türkçe dil desteği de olacak ayrıca.
Verdun’da kaybolan bir Fransız askerini canlandırıyoruz ve yine kayıp olan kardeşimizi arıyoruz. Dönemin tüm ürkünç detayları üzerimize atılacak ve bunların başında da siperler geliyor. Oyunda birden fazla son bulunacak ve silah yelpazesi geniş olacak. Bunu da tekrar oynanabilirliği artırmak için tasarlamışlar. Savaş alanında olsak da oyunun türünden dolayı öyle takır takır silah kullanamayacağız. 23 Temmuz’da “Korku Boku Verdun” adlı eserimizin girizgahını yapıyoruz.
Exophobia
Geçen haftaki 2D Aksiyon furyasından sonra bu hafta da Retro FPS bolluğu var ama o seviyede değil elbette. Exophobia, anam babam bir FPS olacak ama ilerleme mantığı çeşitli Metroidvania ögelerinden oluşacak. Bu da özellikle FPS tarafında sevdiğim bir şey: Sadece öldürmeye ya da bölüm sonuna ulaşmaya teşvik etmeyen, aksine keşif ögelerini zirveye taşıyan bir anlayış. Ha, Exo bunu ne kadar yapabilir? E oynayalım görelim.
Oyunda hızlı bir oynanış olacak. Kayma ve düşmanları sersemletme gibi birkaç farklı hareketimiz olacak. Uzaylılar tarafından ele geçirilen bir gemide olduğumuz için maceramız boyunca bolca uzaylı teknolojisi bulacağız. Silahımızı geliştirecek çeşitli aparatlara da işte bu şekilde kavuşacağız. Bizden başka sağ kalan insan var mı? Orası muamma. 23 Temmuz’da Alien: Romulus gazını alan bünyeye uzaylıların pek etki etmeyeceğini düşünüyorum, ehe.
Relentless Frontier
Valla bunu takip ediyor muydum yoksa etmiyor muydum hatırlayamadım. Çıkış tarihi yaklaştığı için önüme düştü ve pek de nefis duruyor. Yine bir GZDoom işi. Selaco ve Hedon gibi tonla güzel örnek varken, RF de aralarına başarıyla katılacak gibi duruyor. Oyun erken erişim olarak yayınlanacak. Umarım kısa sürede tamamlanır.
“Dünyalaştırılan” bir gezegende, bir mühendis rolüne bürüneceğiz. Çeşit çeşit silahımızın yanında, alan hasarı veren devasa bir balta da emrimize amade olacak. Oyunda haritalar birbirine birçok noktadan bağlı olacak ve bu sayede tekdüzelik ortadan kalkacak. Bahsedilen düşman çeşitliliğini beğendim; zaten hızlı oynanışa dayalı bir oyunda aksi sıkıcı olurdu. 24 Temmuz’da sonumuzun Gordon gibi olmamasını umut ederekten, baltayı ortaya bırakıyoruz.
Bir sonraki Dürbün’de görüşmek üzere!














